Kelimeler arşivi içinde; başında "fit" olan, toplam 76 adet kelime bulunmaktadır. fit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FİTOTRİKOBEZOAR, FİTOÖSTROJENLER
FİTOPLANKTOFAJ
FİTOPATOLOJİK
FİTOSÖNOLOJİ, FİTOPLANKTON, FİTOPATOLOJİ, FİTOCOĞRAFYA
FİTİLLENMEK, FİTOGENETİK
FİTİLLENME, FİTİLLEMEK, FİTOBEZOAR, FİTOBENTOZ, FİTOTERAPİ, FİTNELEMEK, FİTOTOKSİN, FİTNECİLİK, FİTOSTEROL, FİTİLCİLİK, FİTOSTERİN, FİTRİYOZİS
FİTİLLEME, FİTNELEME, FİTLEŞMEK, FİTLENMEK, FİTOSÖNOZ, FİTNELİYH, FİTOKİNİN, FİTOKİMYA, FİTİNALIK, FİTOFAGOS, FİTOGENEZ
FİTOLMAK, FİTOKROM, FİTNELİK, FİTLENME, FİTLEMEK, FİTÇİLİK, FİTDEMEK, FİTETMEK, FİTİLSİZ
FİTİLLİ, FİTRUKA, FİTNECİ, FİTİLCİ, FİTOFAJ, FİTOFAG, FİTİRDİ, FİTİREK, FİTİZİS, FİTLEME
FİTİRE, FİTTİK, FİTFİT, FİTTEK, FİTDOZ, FİTTOZ
FİTOZ, FİTRİ, FİTRE, FİTRA, FİTYE, FİTNE, FİTLE, FİTİL, FİTİK, FİTÇİ, FİTÇE, FİTAZ, FİTAT, FİTAS
FİTO, FİTE, FİTA
FİT
FİT
Birini başkasına karşı kışkırtma. Razı olma. Ödeşme. 30,5 santimetrelik İngiliz uzunluk ölçüsü birimi.
FİTOBENTOZ
Bentozu oluşturan bitkisel organizmalar.
FİTOPLANKTOFAJ
Fitoplankton üzerinden beslenen.
FİTOBEZOAR
Bitki liflerinin mide veya bağırsaklarda oluşturduğu taş benzeri sert kitle.
FİTİLLENME
Fitillenmek işi.
FİTOTRİKOBEZOAR
Hayvansal ve bitkisel liflerden oluşan yumak.
FİTİLLEMEK
Fişek, dinamit vb. patlayıcı maddelerin fitilini ateşlemek. Birini kızdırmak veya kışkırtmak, fitil vermek.
FİTOÖSTROJENLER
Belli bitkilerde bulunan ve östrojen etkisi gösteren maddeler. İşkembede uğradıkları kimyasal değişikliklerle daha etkin hâle gelirler.
FİTOCOĞRAFYA
Bitki coğrafyası.
FİTOGENETİK
Bitki genetiği.
FİTOTERAPİ
Yalnız otlarla yapılan tedavi biçimi.
FİTOPLANKTON
Sularda yaşayan ve su hareketleriyle pasif olarak yer değiştiren bitkisel organizmalar. Sularda pasif olarak yer değiştiren bitkisel organizmalar (Diatome, Dinoflagellata, Phytoflagellata, Xanthophyceae gibi).
FİTOPATOLOJİK
Fitopatoloji ile ilgili.
FİTOSÖNOLOJİ
Bitki topluluklannın (komünite) incelenmesi. Bitki topluluklarını inceleyen bilim.
FİTOPATOLOJİ
Bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı.
FİTİLLENMEK
Fitil takılmak. Kızdırılmak, kışkırtılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
FİTNELEME
Fitnelemek işi.
ÇIKRIKÇI
Çıkrık yapıp satan kimse. Elyaf fitillerini incelterek iplik veya elyaf yünü durumuna getiren ve boş makaralara saran bir makine.
FİTNECİ
Fitne çıkaran, karıştırıcı, ara bozucu, fitne fücur, fitne kumkuması.
ÇÜRÜKÇÜL
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.
FİTİLCİ
Fitil yapan veya satan kimse. Kargaşalık çıkaran kimse.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
FİTLENME
Fitlenmek işi.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
FİTNE
Karışıklık, kargaşa. Fitneci, ara bozucu.
FİTLEMEK
Birini, başkasına karşı kışkırtmak, fitnelemek.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
FİTNECİLİK
Fitneci olma durumu.
ALAYBOZAN
Bir tür fitilli tüfek.
FİTİLSİZ
Fitili olmayan.
FİTLEME
Fitlemek işi.
FETTAN
Fitneci, karıştırıcı. Gönül ayartıcı, cilveli.
CAZGIR
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.
FİTİLLİ
Fitili olan veya fitille ateşlenen. Üzerinde dokuma doğrultusunda fitiller olan (kumaş).
FİTİLLEME
Fitillemek işi.