ERE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ere" olan, toplam 84 adet kelime bulunmaktadır. ere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

EREĞİZLEMEK

10 harfli kelimeler

EREKEMELİK

9 harfli kelimeler

EREKLİLİK, EREBİLMEK, ERENKAVAK, ERENDEMİR, EREKSİYON, EREKBİLİM, EREKÇİLİK

8 harfli kelimeler

ERENTEPE, ERENYOLU, ERENYAKA, ERENULUĞ, ERENTÜRK, EREBİLME, ERENBAĞI, ERENKOCA, ERENKAYA, ERENKARA, EREKLEME, EREPEREN, EREZDENE, ERENYURT

7 harfli kelimeler

ERENGÜÇ, ERENDİZ, EREZENE, ERENCİK, ERENKÖY, ERENCAN, EREHCİN, ERENLER, ERENALP, ERENGÜL, ERENGÜN, ERENSOY, EREMEKİ, EREMEKE, EREMBÜK, ERETEJE, EREŞMEK, EREKÇİN, EREKEME, EREKTÖR, EREKTOR, EREPSİN, EREKSEL, EREKMEK

6 harfli kelimeler

EREZİL, EREZGİ, EREZGE, ERENLİ, ERENÖZ, ERENSÜ, ERELİK, EREKÇİ, EREĞLİ, EREKEN, EREKLİ, EREKME, ERECEK, EREMEK, EREMİK, EREMÜK, ERENAY, ERENCE, ERENDE, ERENEL

5 harfli kelimeler

ERENE, EREDİ, EREFE, EREZİ, EREZE, ERETİ, EREKİ, ERELİ

4 harfli kelimeler

EREK, ERES, EREY, EREZ, ERER, EREL, EREM, EREN

3 harfli kelimeler

ERE

Bazı kelimelerin anlamları

ERE

Cirit sopasını yerden almak için kullanılan ucu halkalı değenek. Cirit sopasını yerden almakta kullanılan ucu halkalı değnek.

EREĞİZLEMEK

Kadına söz atmak.

EREBİLME

Erebilmek işi.

EREKLİLİK

Bir erekle belirlenmiş olma veya bir ereğe yönelmiş olma durumu.

EREKÇİLİK

Her şeyin bir erekle belirlendiğini, bir ereğe yöneldiğini, her şeyin bir ereklik yasasına göre olup bittiğini benimseyen görüş, finalizm.

ERENTEPE

Antalya şehri, Kumluca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Bingöl şehri, Yamaç nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Giresun şehri, Şebinkarahisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Konya ilinde, Çumra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muş şehri, Erentepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ERENULUĞ

Amacına ulaşmış yüce kimse.

ERENKAVAK

Karaman şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ERENTÜRK

Amacına ulaşmış Türk.

EREKSİYON

Dikleşme, sertleşme. Penisin sertleşmesi ve dikleşmesiyle belirgin durum.

EREKEMELİK

Yabani, aşısız ağaçlardan oluşan ufak koru.

EREBİLMEK

Erme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ERENYAKA

Antalya ilinde, Geriş bucağına bağlı bir bölge.

EREKBİLİM

Davranışın, amaç ve erekleri ile olan ilişkilerini inceleyen bir bilim dalı. Doğaya ve insana ilişkin bütün olayların bir ereğe yönelik olduğunu, evrendeki bütün olayları erekler güden üstün bir gücün yönettiğini ileri süren görüş. Bilimsel ereksellik: nesnelerin çevre koşullarına en elverişli biçimde uyum sağlamaları süreci.

ERENYOLU

Gaziantep şehri, Karkamış ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ilinde, İnebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ERENDEMİR

Deneyimli, akıllı, güçlü kimse.

  -   -   -  

Anlamında ERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ABANDIRMAK

Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.