Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emin" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PERİYOSTEMİN
BAKIRZEMİN
ŞEHİTEMİN, SİTOHEMİN, FELELEMİN
HEMZEMİN, SKELEMİN, YEDİEMİN, MAHZEMİN, GÜLZEMİN, GÜLSEMİN
GÖYEMİN, SİNEMİN, SAREMİN, GÜYEMİN, ALZEMİN, YASEMİN
ETEMİN, ELEMİN, İLEMİN
DEMİN, HEMİN, ÇEMİN, ZEMİN, SEMİN, YEMİN, TEMİN
EMİN
EMİN
Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.
SİNEMİN
Çizgili kaslardaki Z disklerinde bulunan ve sarkomerleri birbirine bağlayan dezmin proteinlerini paranemin ve ankirin ile birbirine bağlayan bir ara filament proteini.
HEMZEMİN
Aynı düzeyde olan.
GÖYEMİN
Yeşil renkli, yuvarlak taneli, turşusu yapılan bir çeşit üzüm.
ŞEHİTEMİN
Kars ilinde, Karakurt nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
FELELEMİN
Buğday.
MAHZEMİN
Kayseri kenti, Erkilet nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÜYEMİN
Gök renkli, yuvarlak taneli, turşusu yapılan bir çeşit üzüm.
SKELEMİN
Çizgili kaslarda M çizgisi bölgesinde miyofilâmentleri birbirine bağlayan ve bir arada kalmasını sağlayan yardımcı bir protein.
SAREMİN
Bir çeşit üzüm.
YEDİEMİN
Birden çok kişi arasında hukuki durumu çekişmeli olan bir malın, çekişme sonuçlanıncaya kadar emanet olarak bırakıldığı kimse.
GÜLZEMİN
Güllerle kaplı yer, gül bahçesi.
SİTOHEMİN
Sitokrom a'nın prostetik grubu.
PERİYOSTEMİN
Kemiklilerde bağ dokusuyla kemik arasında yer alan ve kemik yüzeyini örten doku.
GÜLSEMİN
Değerli gül.
BAKIRZEMİN
Tabanı bakır renkli halı. (Ulubey Senirkent Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde EMİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
AYNALIK
Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.