Sonu EME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eme" olan, toplam 995 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında eme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MİKROİZLENCELEME

14 harfli kelimeler

ABASSÖĞODENEME, BELGEGEÇERLEME, KARŞIDENGELEME, MARMENEVİŞLEME

13 harfli kelimeler

PARAMETRELEME, GÖRÜNÇLÜKLEME, OSMENEVİŞLEME, SANTRİFUJLEME

12 harfli kelimeler

ELEKTRİKLEME, GALVANİZLEME, HİDROJENLEME, MÜREKKEPLEME, NAFTALİNLEME, ÇİZEYLEMLEME, ÇİZİKSİZLEME, ÇOKDÜZEYLEME, EMPRENYELEME, GEÇERSİZLEME, GELİNCİKLEME, GÖSTERİŞLEME, ISIDÜZENLEME, İÇGERÇEKLEME, KERTERİZLEME, OKSİTSİZLEME, ÖZEÇÖZÜMLEME, SÜRDÜRÜMLEME, TAMİNDİRGEME, TEKTÜRELLEME, YERBÖLÜMLEME

11 harfli kelimeler

ÇERÇEVELEME, DEĞİRMİLEME, DİNAMİTLEME, FİHRİSTLEME, FİRKETELEME, GARANTİLEME, GÖRÜNTÜLEME, JELATİNLEME, KELEPÇELEME, KİREÇSİLEME, MENEVİŞLEME, MERDANELEME, MÜZEVİRLEME, OKSİJENLEME, RAPTİYELEME, RÖNTGENLEME, SERBESTLEME, SİSTİRELEME, SİYANÜRLEME, TEDARİKLEME, TERBİYELEME, TESTERELEME, TÜKÜRÜKLEME, VAZELİNLEME, YELPAZELEME, YÜKSELTGEME, BİLEZİKLEME, ÇİZELGELEME, DEĞİŞİKLEME, DİZELGELEME, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

BİLMEZLEME, BRİKETLEME, DESTEKLEME, DOPİNGLEME, DÖRDÜZLEME, EĞRETİLEME, GERÇEKLEME, GÜNCELLEME, JURNALLEME, KÖSTEKLEME, KÜKÜRTLEME, LÜTFEYLEME, MERHEMLEME, MERKEZLEME, NEŞTERLEME, PARAFELEME, PARSELLEME, PEHPEHLEME, PERÇİNLEME, REDDEYLEME, SABREYLEME, SANSÜRLEME, SERSEMLEME, SEYREYLEME, SÖYLEMSEME, SÜLFİTLEME, SÜLFÜRLEME, SÜNNETLEME, SÜZGEÇLEME, ŞANDELLEME, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

AFFEYLEME, AKÇÖPLEME, ARŞİVLEME, BADİKLEME, BELGELEME, BELGİLEME, BELİKLEME, BELİNLEME, BELİRLEME, BELİTLEME, BENİLDEME, BENİMSEME, BESTELEME, BETİMLEME, BEZEKLEME, BEZİRLEME, BİBERLEME, BİÇİMLEME, BİTÜMLEME, BÖLÜMLEME, BÜTÇELEME, BÜTÜNLEME, BÜYÜKSEME, BÜYÜMSEME, BÜZGÜLEME, ÇEKİÇLEME, ÇEKİMLEME, ÇELİKLEME, ÇELMELEME, ÇEMENLEME, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

APRELEME, ATEŞLEME, BERELEME, BEZELEME, BÜYÜLEME, CİLTLEME, ÇEKELEME, ÇEKEMEME, ÇENİLEME, ÇİFTLEME, ÇİSELEME, ÇİTİLEME, ÇİVİLEME, DENKLEME, DEŞELEME, DİZELEME, DÖNELEME, DÖRTLEME, EMEKLEME, ENİKLEME, ENSELEME, ERTELEME, ESENLEME, ESİNLEME, ESİRGEME, EŞİTLEME, ETEKLEME, ETERLEME, ETKİLEME, EVETLEME, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BEKLEME, BELLEME, BENZEME, BESLEME, BEZLEME, BİRLEME, BİZLEME, CEPLEME, ÇEMREME, ÇİĞNEME, ÇİMLEME, ÇİTLEME, ÇİYLEME, ÇÖPLEME, DEFLEME, DEHLEME, DEMLEME, DERLEME, DİNLEME, DİPLEME, DİŞLEME, DİZLEME, DÖLLEME, DÜŞLEME, DÜZLEME, EBELEME, EĞELEME, EŞELEME, FİŞLEME, FİTLEME, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

BELEME, BEZEME, BİLEME, BÜĞEME, CEREME, ÇİSEME, DENEME, DİLEME, DİREME, DİŞEME, DÖŞEME, DÜZEME, EĞLEME, EKLEME, ELLEME, EMLEME, ERSEME, ESLEME, ESNEME, EVSEME, EYLEME, GELEME, GÖZEME, HADEME, İMLEME, İNLEME, İSLEME, İSTEME, İZLEME, KADEME, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ELEME, ENEME, ESEME, İŞEME, ÖDEME, ÖZEME, ÜREME, ALEME, AZEME, EMEME, EPEME, İNEME, İREME, ÖREME, ÜLEME

4 harfli kelimeler

DEME, KEME, MEME, SEME, YEME, ÇEME, GEME, HEME, LEME, NEME, ŞEME, TEME

3 harfli kelimeler

EME

Bazı kelimelerin anlamları

EME

Ama, fakat. Hala, babanın kız kardeşi. Çocukların oyun için kazdıkları ufak çukur. Çocukların oyunda işaretledikleri yer, ebenin yeri, kale. Çocukların çizgi oyunu oynadıkları taş. Yerden çıkarılan patateslerin bıraktıkları küçük çukur. Ama, kör. Hala. Ama. Cariye.

NAFTALİNLEME

Naftalinlemek işi.

ÇİZEYLEMLEME

Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme.

HİDROJENLEME

Hidrojenlemek işi.

GÖRÜNÇLÜKLEME

Belirli bir olguyu en iyi biçimde yansıtmak için görüntü öğelerinin alıcı önünde düzenlenmesi işi.

MİKROİZLENCELEME

Bir bilgisayarı, mikroizlenceler geliştirerek bellenim olanaklarıyla donatma.

ELEKTRİKLEME

Elektriklemek işi.

OSMENEVİŞLEME

Ostenitleme işleminden sonra Mb sıcaklığının üstünde tutulan bir yunakta, beynit dönüşümünü sağlama işlemi. (ostenit+menevileşme).

PARAMETRELEME

Parametrelemek işi.

KARŞIDENGELEME

Bir deneylemede deneysel değişkenin uygulanmasına bağlı saptırıcı etkileri dengelemek amacıyla bu etkenin değişik rastlantılı düzenler içinde sunulmasını öngören denetim önlemi, bk. abba düzeni, deneyin denetlenmesi.

MÜREKKEPLEME

Mürekkeplemek işi.

SANTRİFUJLEME

Çok hızlı döndürmeyle, katıları sıvılardan veya yoğunluk farkından yararlanarak sıvıları birbirinden ayırma tekniği.

MARMENEVİŞLEME

Çeliğe, içgerilimler yönünden daha dengeli bir su verme uygulama amacıyla, Mb - sıcaklığı üzerinde tutulan bir yağ ya da tuz yunağında önceden suvererek, parçanın sıcaklığını biryapımlama ve bundan sonra sertleştirip menevişleme işlemi, (martensit+menevişleme) marsuverme diye de bilinir.

ABASSÖĞODENEME

Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.

BELGEGEÇERLEME

Belgegeçerlemek işi.

GALVANİZLEME

Galvanizlemek işi.

  -   -   -  

Anlamında EME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

AÇIKÇASI

Açık söylemek gerekirse, Türkçesi. Düpedüz.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

AFSUNLAMA

Büyüleme.

AFFEYLEME

Affeylemek işi.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AGNOSTİK

Bilinemezci. Bilinemezcilikle ilgili.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

AFSUNLAMAK

Büyülemek.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.