Sonu DERİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "deri" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu deri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında deri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde deri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ŞEPEMİNDERİ

9 harfli kelimeler

KALENDERİ

8 harfli kelimeler

HEREDERİ

7 harfli kelimeler

GÖNDERİ, ARIDERİ, KÜŞDERİ, MÖŞDERİ, YURDERİ

6 harfli kelimeler

GÜDERİ, ÇİDERİ, GEDERİ, KEDERİ, KÜDERİ, ÖZDERİ

4 harfli kelimeler

DERİ

Bazı kelimelerin anlamları

DERİ

İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

MÖŞDERİ

Arapça kökenli müşteri: müşteri.

HEREDERİ

İnce saplı oduncu baltası.

ÖZDERİ

Özleri, kendileri.

ŞEPEMİNDERİ

İçinde az yün ya da pamuk olan ince minder.

KÜDERİ

Güderi.

YURDERİ

Mardin şehri, Kızıltepe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ARIDERİ

Kireç çukurundan çıkarılan deri. (Yalvaç Isparta).

KEDERİ

Kadar : Senin kederi yalancı görmedim.

ÇİDERİ

At kösteği.

KALENDERİ

Bir halk şiiri türü. Bu şiirin, halk şairleri tarafından yapılmış bestesi. (Halk edebiyatı terimi) Saz şairleri mef'ûlü mefâilü mefâilü feûlün tartısında düzdükleri gazellere bu adı verirler. Tekke ozanlarının, düşüncelerini, dünya görüşlerini, tarikat yollarını dile getirmek amacıyla, hece ya da aruzla söyledikleri, biçimce değişik olabilen koşuklar. Saz ozanlarının "mef-ûlü mefâilü mefâilü feûlün" ölçüsünü kullanarak gazel, murabba, muhammes, müseddes biçimlerinde yazdıkları, kendine özgü bir ezgi ile okunan koşuklara halk yazınında verile ad.

GÖNDERİ

Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.

GÜDERİ

Genellikle geyik veya keçi derisinden yapılmış yumuşak ve mat meşin. Bu meşinden yapılmış.

KÜŞDERİ

Tahta rendesi.

GEDERİ

Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme. Bağ dikmek için uzunlamasına açılan çukur. Yolcu.

  -   -   -  

Anlamında DERİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSEPTANS

Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

ANTİLOP

Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

ALAZLANMAK

Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.

AYDINLATMAK

Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak. Bir sorun üzerine bilgi vermek.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

AYAKKABILIK

Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

AKINKAYASI

Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

ANAHTARLIK

Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ALGORİTMA

Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

AKNE

Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ALLAME

Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.