Kelimeler arşivi içinde; başında "deri" olan, toplam 67 adet kelime bulunmaktadır. deri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu deri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DERİNLEŞTİREBİLME
DERİNLEŞTİRİLMEK
DERİNLEŞEBİLMEK, DERİNLEŞİVERMEK, DERİNLEŞTİRİLME
DERİNLEŞEBİLME, DERİNLEŞİVERME, DERİNLEŞTİRMEK
DERİNLEMESİNE, DERİKÖSTEBEĞİ, DERİNLİKÖLÇER, DERİNLEŞTİRME
DERİŞTİRMEK, DERİNLEŞMEK, DERİNLETMEK, DERİNLİĞİNE, DERİNLİKSİZ
DERİNLETME, DERİNLİKLİ, DERİNLEŞME, DERİNPINAR, DERİSİZLİK, DERİŞİKLİK, DERİŞTİRME, DERİVASYON, DERİNGEÇİT, DERİNBASKI, DERİNBOĞAZ
DERİNDERE, DERİKANAT, DERİNEMEK, DERİNKUYU, DERİCİLİK, DERİNGÖZE
DERİŞMEK, DERİNGÖZ, DERİŞTER, DERİNNİK, DERİNMEK, DERİLMEK, DERİNLİK, DERİMEVİ, DERİMLİK, DERİNKÖK, DERİNKÖY, DERİNCEK, DERİNÇAY, DERİNDEN
DERİNSU, DERİNDİ, DERİŞME, DERİŞİM, DERİŞİK, DERİNTÜ, DERİNTİ, DERİMLİ, DERİLGİ, DERİNÖZ, DERİLME, DERİNCE, DERİMEK
DERİLİ, DERİCİ
DERİK, DERİN, DERİM
DERİ
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
DERİNLEŞTİRİLME
Derinleştirilmek işi.
DERİNLETMEK
Derin duruma getirmek.
DERİŞTİRMEK
Derişme işini yaptırmak. Dermek, toplamak.
DERİNLEMESİNE
Ayrıntılı olarak, derinliğine.
DERİNLEŞİVERMEK
Çabucak veya ansızın derinleşmek.
DERİNLEŞTİRMEK
Derin duruma getirmek. Ayrıntılarına kadar incelemek, derinliğine incelemek.
DERİNLEŞTİRİLMEK
Derin duruma getirilmek. Ayrıntılarına kadar incelenmek, derinliğine incelenmek.
DERİNLEŞİVERME
Derinleşivermek işi.
DERİKÖSTEBEĞİ
Solucan kurtçuklarının, yüzlek deri katlarında meydana getirdiği, belli bir biçimi olmayan, kanlı, yangılı, kabarcıklı ve kaşıntılı değişmeler; çalılık uyuzu, göçmen kurtçuk.
DERİNLEŞMEK
Derin duruma gelmek. Bir konuda köklü, sağlam bilgi edinmek, bilgisini genişletmek. Ses kaynağı uzaklaşarak az duyulur duruma gelmek.
DERİNLEŞEBİLMEK
Derinleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DERİNLEŞEBİLME
Derinleşebilmek işi.
DERİNLEŞTİREBİLME
Derinleştirebilmek işi.
DERİNLEŞTİRME
Derinleştirmek durumu, tamik.
DERİNLİKÖLÇER
Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet, batimetre.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
ANTİLOP
Antiloplardan, sıcak ülkelerde yaşayan, çok hızlı koşan, boynuzlu bir hayvan (Anthilopus). Bu hayvanın derisinden yapılmış.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
APRELEMEK
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.
ALLAME
Çok ve derin bilgisi olan, çok bilgili.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AYAKKABILIK
Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
AKINKAYASI
Kaya balığıgiller familyasından derin ve uzaklarda yaşayan ince, uzun bir tür balık.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
AYDINLATMAK
Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak. Bir sorun üzerine bilgi vermek.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.