Kelimeler arşivi içinde; başında "cal" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. cal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CALBALANDIRMAK
CALBALANMAK
CALAVLAMAK, CALDURAGİN
CALANOİDA
CALGAVUŞ, CALANMAK, CALANMAH, CALGAVUÇ
CALAMUK, CALANGU, CALAMAK, CALAMAH, CALAĞAN, CALAYIR
CALEPS, CALBUK, CALABA
CALGA, CALÇI, CALİP, CALBA, CALAZ, CALAY, CALAV, CALAS, CALAN, CALAK, CALAH
CAL
Çorap şişi. Birbirine dargın olanların söyledikleri sözler. Bedel. Gündelik. Arabanın yanlarındaki direklere bağlanan sırık. Ala renk.
CALAYIR
Canlı, becerikli, eli çabuk.
CALANGU
Kahramanlık, zafer.
CALBALANDIRMAK
Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.
CALBALANMAK
Çalkalanmak, sallanmak (sıvı hakkında).
CALGAVUÇ
Tava.
CALANMAH
Dökülmek.
CALDURAGİN
Çiş yap (anlamında kullanılır).
CALAĞAN
Saksağan.
CALANMAK
Dökülmek.
CALGAVUŞ
Tava. Acele ve düzensiz iş gören.
CALAMUK
Nemli, yağmurlu hava.
CALAMAK
Saçmak, serpmek, ekmek.
CALANOİDA
Kabuklular (Crustacea) sınıfının Copepoda alt sınıfından, pelajik bölgenin planktonik organizmalarından olan bir takım.
CALAMAH
Parçaları biribirine eklemek, dikmek. Başına belâ etmek. Saçmak, serpmek, ekmek.
CALAVLAMAK
Tarlalardan, kısa zamanda çok ot toplamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde CAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİZİMKİ
Bizim olan, bizimle ilgili olan. Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz. Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz.
BALDIRSOKAN
Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).
ALACALAMA
Alacalamak işi.
AYRICALIKSIZ
Ayrıcalığı olmayan, ayrıcalık tanınmayan, imtiyazsız.
AYNISEFA
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).
BOCALAMA
Bocalamak işi.
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
AHMAKLAŞMAK
Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.
BELA
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.
BOCALATMAK
Bocalamasına yol açmak.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
AYRICALIKLI
Ayrıcalığı olan, ayrıcalık tanınan, imtiyazlı.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
BOCALATMA
Bocalatmak işi.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
ÇAVDAR
Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale). Bu bitkinin esmer ve uzun tanesi.
ALACALANDIRMA
Alacalandırmak işi.
BERAT
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
ALACALANMA
Alacalanmak işi.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.