BOYA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "boya" olan, toplam 77 adet kelime bulunmaktadır. boya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu boya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BOYATILABİLMEK

13 harfli kelimeler

BOYATILABİLME

12 harfli kelimeler

BOYANABİLMEK, BOYAYIVERMEK, BOYAYABİLMEK, BOYATIVERMEK, BOYATABİLMEK, BOYANIVERMEK

11 harfli kelimeler

BOYAYIVERME, BOYANABİLME, BOYANDIRMAK, BOYANIVERME, BOYATABİLME, BOYATIVERME, BOYATTIRMAK, BOYAYABİLME

10 harfli kelimeler

BOYALITEPE, BOYATTIRMA, BOYANASICA, BOYACIOĞLU, BOYABIÇAĞI, BOYALANMAK, BOYARÖZDEK, BOYASAPTAR, BOYASIZLIK, BOYATILMAK

9 harfli kelimeler

BOYARESİM, BOYACILAR, BOYATILIŞ, BOYATILMA, BOYACILIK, BOYALAMAK, BOYALILAR, BOYALANMA

8 harfli kelimeler

BOYACILI, BOYALAMA, BOYAÇİLİ, BOYATMAK, BOYAPÜRÜ, BOYANACI, BOYABÜKÜ, BOYALICA, BOYANMAK, BOYAHANE, BOYAHDAN

7 harfli kelimeler

BOYATIŞ, BOYAKLI, BOYACIK, BOYASIZ, BOYATMA, BOYAÇIN, BOYAYIŞ, BOYABAT, BOYALAN, BOYALIK, BOYANAK, BOYANIK, BOYANIŞ, BOYALDI, BOYAMAK, BOYANMA

6 harfli kelimeler

BOYATI, BOYACI, BOYACA, BOYAMA, BOYACİ, BOYALI, BOYANA

5 harfli kelimeler

BOYAN, BOYAM, BOYAG, BOYAĞ, BOYAH, BOYAK, BOYAT, BOYAR

4 harfli kelimeler

BOYA

Bazı kelimelerin anlamları

BOYA

Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.

BOYATABİLMEK

Boyatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYANIVERMEK

Çabucak boyanmak.

BOYANABİLMEK

Boyanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYANDIRMAK

Boyamak.

BOYAYABİLMEK

Boyama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYATIVERMEK

Çabucak boyatmak.

BOYATTIRMAK

Boyatma işini yaptırmak.

BOYAYIVERMEK

Çabucak boyamak.

BOYATIVERME

Boyatıvermek işi.

BOYANABİLME

Boyanabilmek işi.

BOYAYIVERME

Boyayıvermek işi.

BOYANIVERME

Boyanıvermek işi.

BOYATABİLME

Boyatabilmek işi.

BOYATILABİLMEK

Boyatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYATILABİLME

Boyatılabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında BOYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAZOFİL

Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.

ALACALAMAK

Renk renk, benek benek boyamak.

BEZEKÇİ

Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

ASTARLAMAK

Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

ALİZARİN

Kök boyası.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

BADANALI

Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).

AKVAREL

Sulu boya resim.

ALLIK

Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.

BAKAM

Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.