Sonu BOS ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bos" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bos ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bos olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BOS

Boy: Boslarını dorguldurlardı. (Boy) pos - boy bos: boy pos. Beyin omurilik sıvısı.

ABOS

Parasız, bedava.

DİTİRAMBOS

Dionyzos şerefine söylenen, onun yaşamından, acı, tatlı, açık saçık serüvenlerinden söz eden koro ezgileri.

BOBOS

Yabanıl hayvan.

ZIRTOBOS

Patavatsız, saygısız, utanmaz, tembel.

OTOBOS

(Fransızca kökenli autobus) otobüs. Fransızca kökenli autobus: otobüs. Otobüs.

ZIRTABOS

Patavatsız, saygısız, utanmaz, tembel. Kavgacı, saygısız, kırıcı.

DİTRAMBOS

Tanrı Diyonizos onuruna söylenen, onun yaşamından, acı ve tatlı serüvenlerinden söz eden, kimi kez ciddi kimi kez de açık saçık ezgiler.

ŞALABOS

Yüze gülen, dalkavuk.

  -   -   -  

Anlamında BOS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENDAM

Vücut, beden, boy bos.

KESİM

Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

ENDAMSIZ

Boyu bosu yerinde olmayan, kısa, çelimsiz.

GÜME

Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.

BARATA

Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.

BOSTANCI

Bostan işleriyle uğraşan kimse. Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri.

BOŞNAK

Bosna halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

ENDAMLI

Boylu, boyu bosu yerinde.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

BOŞNAKÇA

Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.

HASEKİ

Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.

BOSTANCILIK

Bostancının yaptığı iş.

BALKANLAR

Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.

PEHLİVAN

Güreşçi. Boylu boslu ve güçlü kimse.

KIRNAK

Çalımlı, süslü (kimse). Güzel, titiz. Cilveli, oynak (kadın). Boylu boslu. Cariye. Çevik.

EĞİN

Arka, sırt. Beden, vücut. Boy bos, endam.

KORKULUK

Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık. Bostan korkuluğu. Küpeşte.

BOSTANLIK

Bostan olmaya elverişli yer.

LEVENT

Osmanlı donanmasında ve kıyılarında görev yapan asker sınıfı. Dokuma tezgâhlarında üzerine çözgü ipliği veya ham kumaş sarılan, takılıp çıkarılabilen, ahşap veya metalden yapılmış, makara biçiminde büyük silindir. Boylu boslu, yakışıklı (kimse). Uzun.

 

Warning: fopen(/home/ileilgil/public_html/kelimeler/cache/bo/bos_2_0.io): failed to open stream: Disk quota exceeded in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 37

Warning: fwrite() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 38

Warning: fclose() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 39