Kelimeler arşivi içinde; başında "basa" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. basa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu basa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde basa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BASANSARNIÇ
BASABİLMEK, BASAMAKSIZ, BASAKLAMAK
BASAMAKSI, BASABİLME, BASAMAKLI, BASAKBAŞI, BASALAMAK
BASAKSIZ, BASAMBAK, BASAMMAH, BASANCAK, BASALGAN, BASANGAÇ, BASAKKÖY
BASANGA, BASANCI, BASABAS, BASANNA, BASARAK, BASARET, BASARIK, BASARNA, BASAMAH, BASALIK, BASALGA, BASALAK, BASAMAK, BASAKLI, BASACAK
BASAMA, BASANA, BASARİ, BASARA
BASAT, BASAÇ, BASAĞ, BASAR, BASAK, BASAL
BASA
BASA
Fazla, baskın, üstün: Yemeğe yağı kısa, tuzu basa koy. Arkasından, hemen sonra: Ahmedin izi basa ben de geldim. Fazla, üstün, baskın. Arka.
BASANSARNIÇ
Nevşehir kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BASABİLMEK
Basma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BASAMAKSI
Basamağı andıran, basamağa benzeyen, basamak gibi.
BASABİLME
Basabilmek işi.
BASAMMAH
Basamak.
BASAKBAŞI
Merdiven başı.
BASAKSIZ
Merdiveni olmayan.
BASAMAKLI
Basamağı olan.
BASALGAN
Havası bunaltıcı, sıkıcı yer: Ahmet'in evi basalgandır.
BASANGAÇ
Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Buğday ambarına inmek için duvara konulan basamak taşı.
BASAKLAMAK
Baskın yaparak yakalamak, üstüne çökmek: Ahmet eşkiyayı basakladı. Kadına, tecavüz etmek.
BASAMAKSIZ
Basamağı olmayan. Basamak olmadan.
BASAMBAK
Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele.
BASALAMAK
Çamaşırı suya basmak: Çamaşırı basaladım yukarı çıktım. Bir kaba konulan eşyayı üstünden bastırıp sıkıştırmak.
BASANCAK
Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. İnce ağaçtan yapılan kızak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BRAHMAN
Hint kastlarında ilk basamak. Bu basamaktan olan kimse.
BASKICI
İşlenecek kumaşlar üzerine kalıplara resim basan kimse. Kısıtlayan. Matbaacılıkta baskı işlerini yapan kimse.
BASMACI
Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
AYAKLIK
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, pedal. Küçük teknelerde kürekçinin oturduğu yeri destekleyen, kaplamaların iç tarafına çakılan kiriş. Kaide. Ayakçak. Ayak basacak yer.
ÇİZELGE
Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.
BEDAYİ
Estetik yönü ağır basan güzellikler.
BİRLER
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ilk sayının bulunduğu basamak.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
ÇÖZÜMLENMEK
Çözümleme işine konu olmak, analiz edilmek, tahlil edilmek. Onluk sayma düzeninde, sayılar basamak değerlerine ayrılarak yazılmak.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
DERECE
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
BANKET
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.
BÖLÜK
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.