AŞK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aşk" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. aşk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aşk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

AŞKMERDİVENİ

11 harfli kelimeler

AŞKARLANMAK, AŞKILLANMAK

10 harfli kelimeler

AŞKINCILIK, AŞKARBEYLİ, AŞKARLAMAK

8 harfli kelimeler

AŞKARSIZ

7 harfli kelimeler

AŞKINCI, AŞKINAY, AŞKILIK

6 harfli kelimeler

AŞKALE, AŞKANA

5 harfli kelimeler

AŞKIM, AŞKIN, AŞKAR, AŞKAN

4 harfli kelimeler

AŞKI

3 harfli kelimeler

AŞK

Bazı kelimelerin anlamları

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

AŞKARSIZ

Yüzsüz, biçimsiz, sevimsiz, çirkin. Nişansız, işaretsiz.

AŞKARLAMAK

Kuru sebzeyi küllü su ile haşlamak. Yemeği baharatla terbiye etmek. Derileri tanenli bitkilerle terbiye etmek. Yün, ya da pamuğu, boyamadan önce, kimyasal işlemden geçirmek.

AŞKMERDİVENİ

Eğrelti otu.

AŞKALE

Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

AŞKILLANMAK

Bulgur bozulmak.

AŞKAR

Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.

AŞKARLANMAK

Kir tutmak. İçerlemek, sıkılmak.

AŞKILIK

Bir çeşit anahtar. Yufka böreği gibi, bazan kuru bazan da yağlanarak yenen bir çeşit yemek.

AŞKIN

Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.

AŞKANA

Mutfak. Büyükçe oda. Kazan. Tandırlık.

AŞKARBEYLİ

Hatay şehri, İskenderun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AŞKINCI

Aşkıncılık yanlısı olan.

AŞKINCILIK

Birey ve evrenseli birleştirmeye çalışan ahlaki nitelikli Amerikan felsefesi.

AŞKIM

"Benim aşkım, sevdiğim insan, sevgilim" anlamında kullanılan bir isim".

AŞKINAY

Benzerlerinden üstün olan.

  -   -   -  

Anlamında AŞK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AŞK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFALLAMAK

Şaşkınlıktan sersemleşmek.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ACAYİPLEŞMEK

Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

AĞYAR

Başkaları, yabancılar, eller.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

AFALLATMAK

Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

AFALLAŞMAK

Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.