Kelimeler arşivi içinde; başında "avlu" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. avlu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avlu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avlu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVLUBURUN, AVLUOBASI
AVLUMBAZ, AVLUNLAR
AVLUKCU, AVLUMPA
AVLUCA
AVLUK, AVLUM
AVLU
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
AVLUCA
Giresun ilinde, Espiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop şehrinde, Saraydüzü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AVLUM
Ay ağılı, hale. Daire. Ayakyolu, hela.
AVLUMPA
Kişilerin daire şeklinde durmaları.
AVLUMBAZ
İn, mağara.
AVLUBURUN
Kocaeli kenti, Derbent bucağına bağlı bir yer.
AVLUNLAR
Tokat kenti, Gökdere bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AVLUKCU
Başkasından geçinen, avantacı.
AVLUK
İşkembe.
AVLUOBASI
Tekirdağ kenti, Dambaslar nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
BORNOZ
Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek. Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
SAÇAK
Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.
SİF
İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.
HAVLULUK
Havlu asmak için özel olarak yapılmış araç, havlu asacağı. Havlu yapmaya elverişli olan (kumaş). Banyolarda havluların konulduğu küçük dolap.
SİLGİ
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne. Hamam takımı, havlu. Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları.
HAYAT
Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.
SAHN
Avlu. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer.
TAŞLIK
Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.
MEYDANCI
Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.
ÇIKMA
Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
HAVLUCU
Havlu dokuyan veya satan kimse.
ŞADIRVAN
Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz.
SÖVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları.
PEŞKİR
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. Yemek yerken kullanılan, el kurulanan, büyük mendil biçiminde pamuk veya keten bez, peçete.
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
HANAY
İki ve daha çok katlı ev. Sofa, hol. Avlu.
TENEŞİRLİK
Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).