ANTRE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "antre" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. antre ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu antre ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde antre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ANTRENMANSIZLIK

14 harfli kelimeler

ANTRENÖRSÜZLÜK

12 harfli kelimeler

ANTRENMANSIZ, ANTREPOCULUK

11 harfli kelimeler

ANTRENMANLI, ANTRENÖRLÜK, ANTRENÖRSÜZ

10 harfli kelimeler

ANTRENÖRLÜ

9 harfli kelimeler

ANTRENMAN, ANTREPOCU

8 harfli kelimeler

ANTREKOT, ANTRENÖR

7 harfli kelimeler

ANTREPO

5 harfli kelimeler

ANTRE

Bazı kelimelerin anlamları

ANTRE

Giriş. Başlangıç yemeği.

ANTRENÖR

Çalıştırıcı.

ANTREKOT

Büyükbaş hayvanlarda göğüs omurları üzerinden boyuna doğru uzanan, 3-4 kg ağırlığındaki kemiksiz et.

ANTREPOCULUK

Antrepocunun yaptığı iş.

ANTRENMANLI

İdmanlı.

ANTREPO

Gümrüklere gelen ticari eşyanın konulduğu, korunduğu yer.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

ANTRENÖRSÜZLÜK

Çalıştırıcısızlık.

ANTRENÖRSÜZ

Çalıştırıcısız.

ANTRENMANSIZ

Antrenmanı olmayan, idmansız.

ANTRENÖRLÜ

Çalıştırıcılı.

ANTRENMAN

Alıştırma. Herhangi bir konuda yapılmış olan hazırlık.

ANTRENMANSIZLIK

İdmansızlık.

ANTRENÖRLÜK

Çalıştırıcılık.

  -   -   -  

Anlamında ANTRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANTRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PELTE

Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.

METHAL

Bir yapının giriş yeri, giriş, antre. Giriş. Giriş.

ÇALIŞTIRICILI

Çalıştırıcısı olan, antrenörlü.

BAŞANTRENÖRLÜK

Başantrenörcü olma durumu. Başantrenörcünün yaptığı iş.

İDMANSIZLIK

İdmansız olma durumu, antrenmansızlık.

ÇALIŞTIRICISIZLIK

Çalıştırıcısız olma durumu, antrenörsüzlük.

EVZAN

Kapı girişi, antre.

GİRİŞ

Girme işi. Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre.

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

ÇALIŞTIRICISIZ

Çalıştırıcısı olmayan, antrenörsüz.

ÇALIŞTIRICILIK

Çalıştırıcının yaptığı iş, antrenörlük.

İDMANLI

İdman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse), antrenmanlı. Herhangi bir şeye alışmış ve onu yadırgamaz duruma gelmiş olan (kimse).

BAŞANTRENÖR

Antrenörlerin en ustası ve deneyimlisi.

ÇALIŞTIRICI

Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).

YOĞUNLAŞMAK

Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek, konsantre olmak. Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak.

ANTIRANOR

Fransızca kökenli entraineur: antrenör.

İDMANSIZ

İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

DERİŞİK

Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.

YOĞUN

Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).