Kelimeler arşivi içinde; başında "and" olan, toplam 88 adet kelime bulunmaktadır. and ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu and ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde and olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANDROMETODOKSİN
ANDROSTENEDİON
ANDROBLASTOM, ANDAVALLILIK
ANDROJENLER, ANDROMONOİK, ANDROLOJİST, ANDIRLAŞMAK, ANDALLANMAK, ANDROSTERON
ANDIRIŞMAK, ANDROSEFAL, ANDROJENİK, ANDROGENEZ, ANDIKLAMAK, ANDAVALLIK, ANDALLAMAK
ANDROLOJİ, ANDIRIŞMA, ANDAVALLI, ANDROMEDA, ANDERHANA, ANDLAŞMAK, ANDROGONİ, ANDANTİNO, ANDİYATLI, ANDROKEUM
ANDROJİN, ANDILMAK, ANDIRICI, ANDIRMAK, ANDROJEN, ANDATIKA, ANDROPOZ, ANDALMAK, ANDLAMAK, ANDROTİP, ANDAÇLIK, ANDROGEN
ANDIRMA, ANDİKAS, ANDİLİK, ANDİRAZ, ANDIRIŞ, ANDIRIN, ANDEZİT, ANDIRAK, ANDAÇLI, ANDILAR, ANDIKLI, ANDELİP, ANDALLI, ANDAVAT, ANDAVAL, ANDASIZ, ANDANTE
ANDAŞI, ANDAĞI, ANDANA, ANDANÇ, ANDIRI, ANDEKİ, ANDIRA
ANDUZ, ANDUK, ANDUT, ANDOL, ANDAÇ, ANDAH, ANDAK, ANDAL, ANDAN, ANDAŞ, ANDAT, ANDEÇ, ANDER, ANDIÇ, ANDIK, ANDIL, ANDIR, ANDIZ, ANDİÇ, ANDİL, ANDON
ANDİ, ANDO, ANDA
AND
AND
yemin. -içmek: yemin etmek. Yemin, ahit, söz verme.
ANDALLANMAK
Su bir çukuru veya bir evleği doldurmak, göllenmek.
ANDROBLASTOM
Testiste nadir görülen, mikroskobik olarak fetal testis görünümünde epiteliyal, stromal, karışık ve yaygın tipleri bulunan tümör. Epiteliyal tiplerin içerisinde Sertoli hücreleri bulunduğundan dişileşme görülebilir, gonadal stromal tümör, tübüler adenom, Pick tübüler adenomu, Pick testiküler adenomu. Arenoblastom.
ANDROLOJİST
Erkek üreme organlarıyla ilgili hastalıkların tanısı ve tedavisiyle ilgilenen bilim insanı.
ANDROJENİK
Erkekliğe ait olan.
ANDIRLAŞMAK
Kel olmak: Ahmedin yaşı ne ki, kafası andırlaştı.
ANDIKLAMAK
Sırtını bir yere dayayarak uyumak.
ANDROSEFAL
Sadece başı insan başına benzeyen (hayvan).
ANDROGENEZ
Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi.
ANDIRIŞMAK
Birbirine çok benzeyen iki şeyi karıştırmak.
ANDROSTENEDİON
Doğrudan etkisiz olmasına karşın testosterona dönüşerek etki eden çoğunlukla er bezinde oluşan androjenik bir steroit.
ANDROSTERON
Ketosteroit grubuna mensup, zayıf androjenik özellikli, testisler tarafından salgılanan erkek steroit eşey hormonu; testosteronun bir metaboliti. Ketosteroit grubuna mensup, zayıf androjen özellikli testisler tarafından salgılanan erkek steroit eşey hormonu, testosteronun bir metaboliti.
ANDROJENLER
Erkek organizmanın testislerinde ya da az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu, çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı. Örnek: Testosteron. Erkek organizmanın testislerinde veya az miktarda olmakla beraber dişi ve erkeklerin adrenal bezlerinde meydana gelen, ikincil eşey karakterlerinin meydana getirilerek devam ettirilmesinden sorumlu çeşitli erkek eşey hormonlarının genel adı. Erkeklik hormonları.
ANDAVALLILIK
Andavallı olma durumu.
ANDROMONOİK
Bitkilerde, erkek çiçekler ile beraber er dişi çiçeklerin de bulunması durumu. Bitkilerde erkek çiçeklerle beraber erdişi çiçeklerin de bulunması durumu.
ANDROMETODOKSİN
Kimi Fundagiller ailesindeki bitkilerde bulunan ve geviş getirenlerde salya artışı, sancı, kusma, ayakta duramama, sendeleme, kollaps ve ölümle belirgin olan öncelikli "vagus" uyarımını sağlayan, sonra ise hem bu siniri hem de çizgili kaslardaki sinir uçlarını felce uğratan bir bitkisel zehir, greyonotoksin.
Bu bölümde tanımı içerisinde AND geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ABANDIRMA
Abandırmak işi.
ADLANDIRILMAK
Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
AĞAÇLANDIRMA
Ağaçlandırmak işi.
AĞAÇLANDIRILMA
Ağaçlandırılmak işi.
ADLANDIRILMA
Adlandırılmak işi, isimlendirilme.
AĞILANDIRMA
Ağılandırmak işi.
AĞAÇLAMAK
Ağaçlandırmak.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
ADLANDIRMA
Adlandırmak işi, isimlendirme.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
AĞAÇSI
Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi, ağacımsı.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.