Kelimeler arşivi içinde; başında "anar" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. anar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu anar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde anar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANARŞİSTLEŞMEK
ANARŞİSTLEŞME
ANARŞİSTLİK
ANARIBERİ
ANARURAK, ANARBERİ, ANARBETİ, ANARŞİZM, ANARŞİST
ANARTRİ, ANARGÜL, ANARLAK, ANARŞİT, ANARŞİK
ANARUT, ANARŞİ, ANARAT
ANARI, ANARU, ANARA
ANAR
ANAR
"Anımsar, hatırlar" anlamında kullanılan bir isim".
ANARŞİSTLEŞME
Anarşistleşmek durumu.
ANARLAK
Az öte, az ileri.
ANARŞİT
Anarşist.
ANARŞİK
Kargaşalı.
ANARTRİ
Dil tutukluğu.
ANARBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
ANARUT
Nişasta.
ANARIBERİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Sebze.
ANARŞİZM
Kargaşacılık.
ANARURAK
Daha ileri.
ANARBETİ
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası. Yemiş, çerez.
ANARŞİSTLEŞMEK
Anarşist özelliği taşımak.
ANARŞİST
Kargaşacı.
ANARŞİSTLİK
Kargaşacılık.
ANARGÜL
Anımsayan, hatırlayan güzel kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
ARGOLU
İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).
AKILLANMAK
Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
ATICILIK
Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.
BASI
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AYRAN
Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.
BAZALT
Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.