Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alaba" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alaba ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alaba olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alaba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ALABA
Uşak şehri, Banaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GALABA
Karışıklık: Evin galabasını topluyorum. Topluluk, kalabalık.
KALABA
Kalabalık.
MALABA
Ortak.
CALABA
Dalgıcın havayı değiştiremiyerek ağzının eğrilmesi, dilinin tutulması.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İZDİHAM
Aşırı kalabalık, yığılma.
FORTÇU
Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
BALABANLAŞMAK
Balaban duruma gelmek, irileşmek.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
FARFARA
Çok konuşan. Yüksek sesle konuşan. Ağzı kalabalık. Çok övünen.
FEVÇ
İnsan kalabalığı.
CERRAR
Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.
ISKARÇA
Kalabalık liman. Bir şeyi tıka basa doldurma. Bir limanın gemilerle dolu olması durumu.
BORDA
Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.
BALABANLAŞMA
Balabanlaşmak durumu.
BALABANLIK
Balaban olma durumu.
DOLMAK
Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.
KALABALIKÇA
Biraz kalabalık.
DERİNTİ
Toplantı. Gelişigüzel toplanmış eşya. İnsan kalabalığı, güruh.
CEMAAT
Bir imama uyup namaz kılan kişiler. Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu. İnsan kalabalığı, topluluk.
ALABALIK
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).
CAFCAF
Gösteriş, şatafat. Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
KALABALIKLAŞMAK
Kalabalık duruma gelmek.