Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akor" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akor ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akor olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KORBAKOR
SADAKOR, KORAKOR
RAKOR, ZAKOR
AKOR
AKOR
Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.
KORBAKOR
Ölenin arkasından söylenilen ilenç.
RAKOR
Sıhhi tesisatta iki boruyu döndürmeden birbirine bağlanmasını sağlayan bağlantı parçası.
ZAKOR
Bebek kundağı.
KORAKOR
Göğüs göğüse, omuz omuza, başa baş.
SADAKOR
Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş. Bu kumaştan yapılan.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
BAŞAKORTÇU
Müzik aletlerini akort edenlerin başı.
DÜZENLEMEK
Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
ARMONİKA
Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.
AKORDİYONCU
Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.
AKORDEONCU
Akordiyoncu.
AKORDEON
Akordiyon.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
AKORTSUZLAŞMAK
Akordu bozulmak.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
AKORTLU
Akordu olan, akort edilmiş.
AKORTSUZLAŞMA
Akortsuzlaşmak durumu.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.