Kelimeler arşivi içinde; başında "akor" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. akor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu akor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
AKORTSUZLAŞTIRMA
AKORTSUZLAŞMAK
AKORTSUZLAŞMA
AKORTSUZLUK, AKORDİYONCU, AKORTLATMAK, AKORTLANMAK
AKORTLAMAK, AKORTLATMA, AKORTLANMA, AKORTÇULUK, AKORDEONCU
AKORTLAMA, AKORDİYON, AKORDEDER
AKORTSUZ, AKORDEON
AKORTÇU, AKORTLU, AKORLUK
AKORT
AKOR
AKOR
Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.
AKORTSUZLAŞTIRMA
Akortsuzlaştırmak işi.
AKORTLANMAK
Akortlama işi yapılmak.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
AKORTÇULUK
Akortçunun yaptığı iş.
AKORTLANMA
Akortlanmak işi.
AKORDİYONCU
Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.
AKORTLAMA
Akortlamak işi.
AKORTLATMAK
Akortlama işini yaptırmak.
AKORTSUZLAŞMAK
Akordu bozulmak.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
AKORTLAMAK
Akort etmek.
AKORTSUZLAŞMA
Akortsuzlaşmak durumu.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AKORDEONCU
Akordiyoncu.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞAKORTÇU
Müzik aletlerini akort edenlerin başı.
AKORDEON
Akordiyon.
AKORDEDER
Bir çalgının verdiği seslerin frekanslarını ölçerek onu akortlamaya yardım eden aygıt.
AKORTLU
Akordu olan, akort edilmiş.
HARMONY
Akor, gam ve nota dizilimlerinin kurallarını, yapılarını ve ilişkilerini inceleyen dal.
PİYANOCU
Piyanoyu akort eden veya onaran kimse.
ALAKORUK
Yarı olmuş üzüm: Üzümlerin yenecek yeri yok, hepsi alakoruk.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
MİNÖR
Daha küçük. Bir makam, bir akort, bir gam, bir aralık özelliği olan. Küçük önerme.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
RAKAMLAMAK
Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
CAPO
Telleri kapaması ve eserlerin ek ayar gerekmeksizin yüksek akort sistemlerinde çalınabilmesi amacıyla gitarın sapına takılan genellikle metalden halka.
ARGAN
Yaşıt, akran. Akordeon. Akordeon: argan dalaman çalınmak.
DÜZENLEMEK
Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.
BAŞAKORTÇULUK
Başakortçunun yaptığı iş.
MAJÖR
Büyük, önemli. Bir makam, bir akort veya bir aralığın oluşma biçimi. Büyük önerme.
ARMONİKA
Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.
AHENGEÇ
Sesi istenen oranda incelttikten veya kalınlaştırdıktan sonra asıl sese ekleyen veya eklemeksizin değişik akort sisteminde çıkartan efekt ve bunu sağlayan cihaz.
KSİLOFON
Değişik sayıda akortlu tahta veya metal çubukların gam sırasıyla dizilmesinden oluşan, iki değnekle vurularak çalınan bir çalgı.