Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ah" olan, toplam 1514 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ah ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ah olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HASBETENLİLLAH, HESBETENLİLLAH, TAVIRLANDIRMAH
ELHAMDÜLİLLAH, ESTAĞFURULLAH, ACIHLANDIRMAH, ESTAĞFİRULLAH, FESÜPHANALLAH
FİSEBİLİLLAH, HAFAZANALLAH, SULTANİYEGAH, ÇIRPIŞTIRMAH, DALDEYLANMAH, DALLANDIRMAH, ELEMDÜLİLLAH, ESDAFİRULLAH, ESTEFURULLAH, GALDURAMAMAH, GANGALLATMAH, GINCIHLANMAH, HACIABDULLAH, IRAHATLAŞMAH, MUŞAMMALAMAH, VESUPANALLAH
ABDÜLFETTAH, ALIŞTURACAH, AŞHARLANMAH, AVRATDANMAH, BILLIHLAMAH, BIRKILDAMAH, BÜRÜKLENMAH, CIDIRLANMAH, CILLIKLAMAH, CINGILLAMAH, CIYNAHLAMAH, CİNBILDAMAH, ÇAKIŞTIRMAH, ÇATIŞDIRMAH, ÇATIŞTIRMAH, DIDIHLANMAH, DIRIHLAŞMAH, DULDALANMAH, EVKARLANMAH, GAGAÇLANMAH, GAHMUHLAMAH, GAKGILLAMAH, GALAYLATMAH, GAMANDIRMAH, GARIŞTIRMAH, GINCINLAMAH, GOLTUHLAMAH, GOSSAHLAMAH, HARTUŞLAMAH, HAZILLANMAH, Devamını Oku »»
VELİYULLAH, FENAFİLLAH, ABUHLANMAH, ACIHLANMAH, ACIHLATMAH, ADAĞLANMAH, AĞILLANMAH, ALIŞDIRMAH, ALIŞTIRMAH, ANKILDAMAH, ARTIHLAMAH, AVSUNNAMAH, AYAHLAŞMAH, BAĞIŞDAMAH, BAHALANMAH, BAŞAHLAMAH, BECİKLAMAH, BIDILDAMAH, BIZILANMAH, CAYIRRADAH, CIVILATMAH, CIZILDAMAH, ÇALHALAMAH, ÇARPALAMAH, ÇATIRGAMAH, ÇIHINLAMAH, ÇOĞUNSUMAH, ÇURĞALAMAH, DAPIHLAMAH, DAPUHLAMAH, Devamını Oku »»
ALESSABAH, ALİMALLAH, İBADULLAH, İNŞAALLAH, MAAZALLAH, ABIZAMZAH, ABUHLAMAH, ABUZAMBAH, ADAĞLAMAH, ADAHLAMAH, AĞADIRMAH, AĞALANMAH, AHDARACAH, ALAÇARPAH, ALASABBAH, ALTALAMAH, ARHALAMAH, ARIHLAMAH, ARILDAMAH, ARSLANŞAH, AVCALAMAH, AVHALAMAH, AYETULLAH, BAĞIRTLAH, BAĞLANMAH, BASDIRMAH, BEYTULLAH, BIDILAMAH, BİDDINNAH, BİSMİLLAH, Devamını Oku »»
ÇINSABAH, EYVALLAH, FERİŞTAH, HARCIRAH, HAYIRHAH, İSTİKRAH, İSTİNSAH, MUVAŞŞAH, MÜRECCAH, SİMSİYAH, ABALAMAH, ABDULLAH, AHDARMAH, AKDARMAH, ALDIRMAH, ANKIRMAH, ANSIRMAH, APARTMAH, ARALAMAH, ARSUNMAH, ARULAMAH, ASGIRMAH, ASKIRMAH, ATAULLAH, AYDIRMAH, AYNAŞMAH, AZICILAH, BAĞARSAH, BAĞIRTAH, BANNAMAH, Devamını Oku »»
BİGÜNAH, ISTILAH, İNFİSAH, İNŞİRAH, İNTİBAH, İSTİZAH, PADİŞAH, ABIŞMAH, ACIHMAH, ACIŞMAH, ACİŞMAH, AĞABBAH, AĞAPBAH, AHABPAH, AKOBBAH, ALEMŞAH, ALIŞMAH, ALUSTAH, AMSALAH, ANISTAH, ANLAMAH, ANNAMAH, APAPBAH, APARMAH, ARINBAH, ARINMAH, ARISDAH, ARISTAH, ARİSTAH, ARUSDAH, Devamını Oku »»
AHUVAH, BEDHAH, BERZAH, CERRAH, FELLAH, FERSAH, GÜMRAH, KÜSTAH, MAŞLAH, MATRAH, MEDDAH, MİFTAH, PERDAH, PEYDAH, SEYYAH, SİFTAH, TİMSAH, ABALAH, ABUDAH, AÇICAH, AHABAH, AHAHAH, ALAMAH, ALİŞAH, ANAMAH, ARABAH, ARICAH, ARIMAH, AVALAH, AVANAH, Devamını Oku »»
CENAH, ERVAH, ESSAH, EYVAH, FELAH, FERAH, GÜNAH, ISLAH, ITRAH, İKRAH, İLKAH, İŞTAH, KEMAH, KÜLAH, MATAH, MİZAH, MÜBAH, REFAH, SABAH, SALAH, SEMAH, SİLAH, SİYAH, TAMAH, ABLAH, AHLAH, AHMAH, ALÇAH, ALLAH, AMBAH, Devamını Oku »»
İLAH, İZAH, ULAH, ABAH, ADAH, AGAH, AHAH, ALAH, ARAH, AYAH, EBAH, EGAH, EKAH, ESAH, EYAH, IRAH, İFAH, İNAH, İRAH, İŞAH, KOAH, OCAH, ODAH, OHAH, OJAH, OLAH, ORAH, OTAH, OYAH, ÖCAH, Devamını Oku »»
HAH, PAH, SAH, VAH, BAH, CAH, ÇAH, GAH, IAH, İAH, KAH, LAH, MAH, NAH, OAH, ŞAH, TAH, YAH
AH
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
SULTANİYEGAH
Klasik Türk müziği makamlarından biri.
TAVIRLANDIRMAH
Büyütmek.
FİSEBİLİLLAH
Hiçbir karşılık beklemeden.
HESBETENLİLLAH
Allah rızası için' anlamında bir söz.
ELHAMDÜLİLLAH
"Allah'a şükür" anlamında kullanılan bir söz.
ESTAĞFURULLAH
İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz.
DALDEYLANMAH
Gizlenmek, sakınmak, siperlenmek.
DALLANDIRMAH
Gizli bir şeyi etrafa yaymak.
HAFAZANALLAH
Kötü bir durumdan uzak bulunmayı dilemek için "Allah bizi korusun" anlamında kullanılan bir söz.
ÇIRPIŞTIRMAH
Çocuğa hafifçe vurmak.
ELEMDÜLİLLAH
Arapça kökenli el-hamdüli-llâh: elhamdülillah.
ESTAĞFİRULLAH
Şanlıurfa ilinde, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
FESÜPHANALLAH
Süphanallah.
HASBETENLİLLAH
Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.
ACIHLANDIRMAH
Kızdırmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AÇIKLANMAK
Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AÇKICI
Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.
AÇIKLAMA
Açıklamak işi, izah.
AÇKILANMAK
Açkı yapılmak, perdahlanmak.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
ABAT
Bayındır. Şen, rahat.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.