Kelimeler arşivi içinde; başında "ag" olan, toplam 166 adet kelime bulunmaktadır. ag ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ag ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ag olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AGAMAGLOBULİNEMİ
AGRANÜLOSİTOZİS
AGANGLİYONOZİS
AGLUTİNOJENİK, AGRANULOSİTOZ
AGAMETOGENEZ, AGAMOFİLARİA, AGAMOGENETİK, AGAMOGENEZİS, AGANGLİYONİK, AGANGLİYOZİS, AGLOSSOSTOMİ, AGLUTİNASYON, AGLÜTİNASYON
AGAMAGİLLER, AGENİTALİZM, AGLUTİNATİF, AGLUTİNOJEN, AGLÜTİNOGEN, AGLÜTİNOJEN, AGNOSTİSİZM, AGRANDİSMAN, AGRANÜLOSİT, AGRONÜLOSİT, AGUTİGİLLER
AGAMOGENEZ, AGLUTİNANT, AGLUTİNOİT, AGLÜTİSYON, AGRANDİSÖR, AGREGASYON, AGRESİFLİK
AGAMOGONİ, AGAVACEAE, AGFACOLOR, AGGREGATA, AGIRLAMAK, AGLUTİNİN, AGLUTİNUM, AGLÜTİNİN, AGONİSTİK, AGORAFOBİ, AGREGATUS, AGUNDURUK
AGABİNCE, AGALAKSİ, AGARAGAR, AGARTMAK, AGASCOPE, AGASTRİK, AGDARMAK, AGDIRMAK, AGENEZİS, AGLADMAK, AGLAMSUH, AGLİSEMİ, AGNAŞMAK, AGNATMAK, AGNOSTİK, AGRITMAK, AGRONOMİ, AGULAMAK
AGALAMA, AGALYAN, AGAMONT, AGARMAK, AGATHİS, AGAZLIK, AGCAĞIZ, AGDIRMA, AGGANAK, AGGUCUK, AGIDALI, AGIRLIG, AGIRLIH, AGIRMAK, AGIZLIG, AGIZMAK, AGİTATO, AGİTMEK, AGLAMAK, AGLOBİN, AGMATİN, AGNAMAK, AGNATHA, AGNOSYA, AGONİST, AGREKAN, AGREMAN, AGRESİF, AGROTİS, AGULAMA
AGABEK, AGADAŞ, AGAMET, AGAMİK, AGAMUM, AGANTA, AGAROZ, AGATİS, AGEMEK, AGENEZ, AGIBAT, AGIDAŞ, AGILTI, AGİLİK, AGİRİA, AGLOSİ, AGNATİ, AGNESİ, AGNOSİ, AGNOZİ, AGONAT, AGONİK, AGRAFİ, AGREGA, AGUBAN, AGUBAT, AGUCUK
AGADA, AGALA, AGAMİ, AGBAT, AGENA, AGGER, AGGIN, AGGIT, AGILI, AGKIN, AGLIK, AGNOR, AGONİ, AGORA, AGRAF, AGRİN, AGUTİ
AGAC, AGAÇ, AGAH, AGAR, AGAŞ, AGDA, AGEL, AGGU, AGIL, AGIM, AGIN, AGIR, AGIT, AGIZ, AGİL, AGİT, AGMA, AGOF, AGON, AGOP, AGOS, AGRI, AGUŞ, AGÜR
AGA, AGE, AGI, AGO, AGU
AG
AG
Gümüş elementinin simgesi.
AGANGLİYOZİS
Agangliyonozis.
AGANGLİYONİK
Gangliyon hücreleri bulunmayan.
AGLUTİNOJENİK
Aglutinojene ait.
AGLÜTİNASYON
Kümeleşim.
AGLOSSOSTOMİ
Doğuştan dilin ve ağız açıklığının bulunmaması.
AGAMAGLOBULİNEMİ
Gamaglobulin düzeyinin düşmesi. Kanda antikorların veya immünoglobulinlerin tamamen yokluğu veya çok az bulunması. Özellikle, yeni doğmuş ve süt emmemiş hayvanlar için geçerlidir.
AGAMOFİLARİA
Cinsi ve türü belirlenemeyen, yalnızca immatür evrede olduğu bilinen filaroyit nematodlara verilen ad.
AGAMOGENETİK
Çoğa bölünme.
AGLUTİNASYON
Bir sıvı içerisinde dağılmış olan maddelerin bir araya gelerek küme oluşturmaları. Özellikle bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların kendiliğinden veya belirli bir antikorla veya bir ajanla karşılaşmasından sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi.
AGAMOGENEZİS
Çoğa bölünme.
AGRANULOSİTOZ
Kanda granülosit sayısının ileri derecede azalmasıyla beliren durum.
AGANGLİYONOZİS
Normalde bulunması gereken yerde parasempatik gangliyon hücrelerinin doğuştan bulunmaması, agangliyozis.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
AGAMAGİLLER
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımının, kertenkeleler (Lacertilia) alt takımından, ot ve böceklerle beslenen, Eski Dünya'da yaşayan, sırtlan taraklı olan türlere sahip bir familya. (Agamidae, Karibçe agama=bir tip kertenkele), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının kertenkeleler (Lacertilia) alt-takımının bir familyası. Eski Dünyanın sırtları taraklı olan kertenkeleleridir. Otçul ve böcekçildirler. Yakalı agama (Chlamydosaurus kingi), diken-kuyruklu agama (Uromastix spinipes), çöl agaması (Agama mutabilis), hardun (Alm. Stellio) iyi bilinen türleridir.
AGAMETOGENEZ
Eşeysiz üreme.
Bu bölümde tanımı içerisinde AG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGULAMA
Agulamak işi.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
ANTİPROPAGANDA
Karşı propaganda.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
AGULAMAK
Bebek "agu" diye ses çıkarmak.
ASLANKUYRUĞU
Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki, yer pırasası (Leonurus).
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
ASLANAĞZI
Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
AKMANTAR
Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
ASMA
Asmak işi. Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asılmış, asılı.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.