ŞIĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şığ" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. şığ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şığ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şığ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ŞIĞ

Saptan saman yapan aygıt.

ŞIĞŞIRIM

Hızlı yağmur. Çok, sıkışık.

ŞIĞANMAK

Bacaklarını sıvayıp sudan geçmek.

ŞIĞALLAMAH

Okşamak. Süslemek.

ŞIĞVIN

Fırtınayla yağan sert yağmur.

ŞIĞVA

Filiz. Taze dal, filiz, fidan, körpe.

  -   -   -  

Anlamında ŞIĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞIĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ETKENLİK

Etken olma durumu. Bir ışığın bir duyar katı etkileme özelliği.

ÇEVRİNTİ

Bir şeyin kendi ekseni çevresinde sürekli dönmesi. Çeşitli tahıl karışığı.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

ESİR

Tutsak. Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz. Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse. Hava. Köle.

EPER

Işığa karşı bakıldığında kâğıt tabakasının yapısal görünümü.

ÇAĞMAK

Güneş ışığı vurmak.

EMAYE

Üzeri emayla kaplanmış olan. Fotoğrafçılıkta ışığa karşı hassas malzeme.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

AYIRAN

Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AYSIZ

Ay ışığı olmayan (gökyüzü, gece).

DUYARGA

Önceden belirlenmiş ışığı veya nesneyi algılayıp gerekli hareketi başlatan aygıt, sensör. Eklem bacaklılarda, başın ön bölümünde bulunan, eklemlerden oluşmuş hareketli duyu alma organı, lamise, anten.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

AYLI

Üzerinde ay biçimi bulunan. Gebe. Ay ışığı olan, mehtaplı.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

FLORIŞI

Bazı cisimlerin aldıkları ışığı, boyu daha uzun ışık ışınımlarına dönüştürmesi özelliği, floresans.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AYRILMA

Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.