Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şitil" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şitil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şitil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şitil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞİTİL
ŞİTİL
Fide. Sebze, çiçek fidesi. Fidan. Budak. Şitil, fidan. Sebze fidesi. Taze fidan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİTİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FEVKALADE
Alışılmış olandan ayrı, olağanüstü, beklenmedik, görülmedik, işitilmedik. "Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz. Aşırı bir biçimde. Aşırı, çok fazla.
İŞİTİLEBİLME
İşitilebilmek işi.
EŞLEME
Eşlemek işi, bağlaşım. ve TV Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim. Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum. Bir sesin, ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama; görüntü ile sesin birlikte, düzgün olarak gitmesi durumu. Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama. Bir sözcüğü, bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama: Atatürk, yurdumuzun kurtarıcısı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıştı.
TÜKENMEZ
Tükenmeyen, bitmeyen. Tükenmez kalem. Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm, elma, armut karışımı bir içecek türü. Bir tür peynirli çorba. Sonsuz.
HOPARLÖR
Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren alet.
EŞHAMRA
İki üç gün bekletilip, ekşitilen hamur.
MESMU
İşitilmiş, duyulmuş olan.
HATİF
Sesi işitilen fakat kendisi görülmeyen. Gaipten seslenir gibi haber veren melek. Gaipten işitilen ses.
HATİFE
Sesi işitilip de kendisi görünmeyen kimse. Çağıran, seslenen.
İŞİTİLMEMİŞLİK
İşitilmemiş olma durumu.
BOZA
Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.
EKŞİTİLME
Ekşitilmek işi.
KÜPELMASI
Küp içinde saklanarak ekşitilen elma.
GÖLEMEZ
Yeni doğurmuş hayvanın sağılan ilk sütü, ağız. Yeni doğurmuş hayvanın sütü ile yapılan bir çeşit tatlı. Sonbaharda hayvanlardan elde edilen koyulaşmış süt. İçine ekmek doğranmış süt. Yağı alınmış çiğ süt. Ekşitilmiş süt. Sütün içine bir çeşit ot suyu konarak yapılan yoğurt. Yeni doğurmuş hayvanların sütlerine dövülmüş keçi boynuzu ve şeker katılarak yapılan bir çeşit tatlı.
İŞİTİLME
İşitilmek işi.
HEVİRTİ
Açıkça işitilmeyen, anlaşılmayan sözler, uğultu: Dışardan bir hevirti işitiyorum.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
GARAİP
Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar.
İŞİTİLEBİLMEK
İşitilme olasılığı bulunmak.
MAYAÇANAĞI
içinde hamur ekşitilen, peynir ve yoğurt mayalanan kap. (Kemalpaşa İzmir.).