Kelimeler arşivi içinde; başında "şitil" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. şitil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şitil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şitil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞİTİL
Fide. Sebze, çiçek fidesi. Fidan. Budak. Şitil, fidan. Sebze fidesi. Taze fidan.
ŞİTİLLEMEK
Sebze fidelerini toprağa dikmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİTİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAYAÇANAĞI
içinde hamur ekşitilen, peynir ve yoğurt mayalanan kap. (Kemalpaşa İzmir.).
HEVİRTİ
Açıkça işitilmeyen, anlaşılmayan sözler, uğultu: Dışardan bir hevirti işitiyorum.
İŞİTİLME
İşitilmek işi.
TÜKENMEZ
Tükenmeyen, bitmeyen. Tükenmez kalem. Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm, elma, armut karışımı bir içecek türü. Bir tür peynirli çorba. Sonsuz.
GÖLEMEZ
Yeni doğurmuş hayvanın sağılan ilk sütü, ağız. Yeni doğurmuş hayvanın sütü ile yapılan bir çeşit tatlı. Sonbaharda hayvanlardan elde edilen koyulaşmış süt. İçine ekmek doğranmış süt. Yağı alınmış çiğ süt. Ekşitilmiş süt. Sütün içine bir çeşit ot suyu konarak yapılan yoğurt. Yeni doğurmuş hayvanların sütlerine dövülmüş keçi boynuzu ve şeker katılarak yapılan bir çeşit tatlı.
İŞİTİLEBİLME
İşitilebilmek işi.
BOZA
Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
FEVKALADE
Alışılmış olandan ayrı, olağanüstü, beklenmedik, görülmedik, işitilmedik. "Çok iyi, çok üstün, çok güzel" anlamlarında beğeni ifade eden bir söz. Aşırı bir biçimde. Aşırı, çok fazla.
MESMU
İşitilmiş, duyulmuş olan.
GARAİP
Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar.
EŞLEME
Eşlemek işi, bağlaşım. ve TV Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim. Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum. Bir sesin, ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama; görüntü ile sesin birlikte, düzgün olarak gitmesi durumu. Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama. Bir sözcüğü, bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama: Atatürk, yurdumuzun kurtarıcısı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıştı.
HOPARLÖR
Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren alet.
KÜPELMASI
Küp içinde saklanarak ekşitilen elma.
İŞİTİLMEMİŞLİK
İşitilmemiş olma durumu.
EŞHAMRA
İki üç gün bekletilip, ekşitilen hamur.
HATİFE
Sesi işitilip de kendisi görünmeyen kimse. Çağıran, seslenen.
EKŞİTİLME
Ekşitilmek işi.
İŞİTİLEBİLMEK
İşitilme olasılığı bulunmak.
HATİF
Sesi işitilen fakat kendisi görülmeyen. Gaipten seslenir gibi haber veren melek. Gaipten işitilen ses.