Kelimeler arşivi içinde; başında "şille" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. şille ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şille ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şille olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞİLLE
Sille, tokat. Tokat, sille.
ŞİLLEZ
Harç.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİLLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YEŞERMEK
Bitki yaprak vermek, yapraklanmak. Canlanmak, yeniden ortaya çıkmak. Yeşil renk almak, yeşillenmek.
SULANMAK
Sulama işi yapılmak. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma. Sulu duruma gelmek. Göz yaşarmak. Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek. İmrendiğini açığa vurmak.
YEŞİLLENME
Yeşillenmek işi.
GÖYERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Küflenmek.
ERGEZLENMEK
Sarkıntılık etmek, dalga geçmek, yeşillenmek.
EŞEMENE
Hafif ekşi tatta, yeşille siyah karışımı kabuğu olan, çok güzel kokan bir çeşit meyve. Yabanıl kavun.
ÇİM
Buğdaygillerden, bahçelerin, yol kenarlarının ve parkların yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki (Lolium).. Yeşilliği bol olan yer. Sebze fidelerinin genel adı. Az, biraz: Kış armudu çim tatlıdır. Ali çim arkada. Yıkanmak, yüzmek. Çimen, çim.
KELLEMEK
Ağaçların dallarını, sürgünlerini kesmek, budamak. Ağaç yeşillenmek, sürgün, filiz vermek. Ağaç kurumak. Tos vurmak. Aşı yapmak için ağacı kesmek.
GÜVERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Filizlenmek. Yorgunluktan yüz morarmak. Bırakmak, salmak. Gevremek. Yiyecek bozulmak. Yeşermek.
GOGARMAK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek.
ÖRDEKBAŞI
Yeşille lacivert arası renk. Bu renkte olan.
ZÜMRÜTLENMEK
Yeşil duruma gelmek, yeşillenmek.
YEŞİLLENDİRMEK
Yeşillenme işini yaptırmak.
ÇIRPIZ
Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen, filizlenen buğday. Çavdar: Çırpızı biçmeğe gideceğiz. Ağaç filizi. Buğday filizi.
GOĞERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek.
PURÇARMAK
İlkbaharda ağaçlar yaprak açmak, yeşillenmek.
GÖVERTME
Kolera hastalığı. Sonbaharda ekilen ekin yeşillenme. Çok sulu ayran.
YEŞİLLENDİRME
Yeşillendirmek işi.
GÖĞERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.