Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şeğ" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şeğ ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şeğ olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şeğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEĞ
Sap.
AŞEĞ
Aşağı, aşağıya.
DİŞEĞ
Değirmen taşının yüzünde ufak dişcikler yapan iki ağızlı çekiç. (Akkuş Ordu).
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARDALAMAK
Geriye kalmak, beklemek, arkada kalmak: Onlarla giderken ardala, seninle konuşacaklarım var. Tartmak, okkalamak: Şu torbadaki mısırı ardala, bak ne kadar gelir. Torba, heybe ve benzerleri yükü eşeğe ya da bir yere dengeli olarak yüklemek, asmak.
ÇO
Eşeği, hızlı yürütme ünlemi. Tepe, doruk: Çoğun başına çıkınca köy görünür. Köz.
ANIRTI
Eşeğin anırırken çıkardığı sesin adı.
PİŞKİN
Gereğince pişmiş. Çabuk pişen, pişeğen, pişek. Deneyimi olan, herhangi bir şeye alışmış olan, olgun. Yüzsüz. Saygısızca davranarak işini yürüten.
AKYEL
Kuzey batıdan esen yel. Lodos, güneyden esen yel. Batıdan esen yel. Doğudan esen yel. Kuzeyden esen, dondurucu, soğuk yel: Akyel esti esti, dananın, eşeğin kökünü kesti. Poyraz, kuzey doğudan esen yel. Lodos. Güneyden esen rüzgâr, lodos.
ÇÜŞ
Yürüyen eşeği durdurmak için söylenen söz. Yakışıksız bir davranış karşısında söylenen kaba bir söz.
AZULU
Vahşi, yırtıcı, yabani: Ahmedin azulu bir eşeği var.
KOVAN
Fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık. Yayık. Çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılmış olan arı barınağı.
PİŞEK
Pişeğen.
ÇİNTEMANİ
Özellikle kumaşlara ve çinilere uygulanmış, ikisi altta biri üstte iç içe geçmiş halkalar ve şimşeği ifade eden iki yatık kıvılcımdan meydana gelen süsleme motifi, itayağı.
KÜTÜKLÜK
İçine şarjöre geçirilmiş tüfek fişeği konulan ve palaska kayışına geçirilen kösele çanta, fişeklik.
ARKMAK
Yardım etmek: Bana biraz arkıver de şu iş çabuk bitsin. Bir şey arkaya sarkmak. Sarkmak, ağır gelmek: Eşeğin yükü sağına arkmış.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
KATIR
Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan. Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse).
PATLANGAÇ
Kamış veya ağaç dalından yapılıp tabanca gibi ses veren pistonlu çocuk oyuncağı. Yere vurulmak yoluyla patlatılarak eğlenilen bir tür şenlik fişeği.
DİŞEĞİLEMEK
Dişeği ile değirmen taşı üzerinde diş yapmak, değirmen taşının dişlerini bilemek.
FİŞEKSİZ
İçinde fişeği bulunmayan.
DÖŞEKLİ
Döşeği olan. Yalpası az olan yayvan gemi.
ÇATAPAT
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde "çat pat" diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat.
AHNAK
Atın, eşeğin debelendiği yer.