Kelimeler arşivi içinde; başında "şeni" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. şeni ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şeni ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şeni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞENİKMEK, ŞENİŞLER
ŞENİYET
ŞENİYH
ŞENİT, ŞENİZ
ŞENİ
ŞENİ
Kötü, çirkin, alçakça, utanç verici.
ŞENİZ
Mutlu, sevinçli bir iz bırakan kimse.
ŞENİT
Üstünde ekmek açılan tahta.
ŞENİYH
Kalabalık, topluluk.
ŞENİŞLER
Kütahya ili, Aslanapa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ŞENİKMEK
Yaramazlık yapmak, huysuzlanmak.
ŞENİYET
Gerçeklik.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DERİŞİM
Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.
DİKEYHIZ
Bir yıldızın devinme hızının bakış doğrultusundaki bileşeni (bk. şekil R. 2); bize doğru yaklaşma ya da bizden uzaklaşma hızı. Çoğunlukla km/sn birimi kullanılır.
DENKLEŞTİRGEN
Ucaylı ışığın iki birleşeni arasındaki evre kaymasını ölçen aygıt.
SAPLAMA
Saplamak işi. Bir menteşenin iki oynak parçasını birleştirmeye yarayan küçük, ince metal mil. İç içe geçen veya başka bir parça üzerine eklenen parçaların bağlantısı için kullanılan, türlü kalınlık ve uzunlukta, bir yanı yivli, yuvarlak metal kama.
PAYLAŞTIRMAK
Herkese kendi payına düşeni aldırmak veya vermek.
FARFAR
Gazyağı bulunan şişenin ağzına bezden fitil takılarak yapılan bir çeşit aydınlanma aracı. İçine gaz koyularak aydınlatma amacıyla kullanılan şişe.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
YIKAMA
Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.
ŞOSE
Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.
EPİBOLİ
Kurbağa embriyosunun gelişimindeki ektodermal genişleme. Vejetatif yarım hızlı gelişme göstererek giriş yüzeyi primitif ektodemle döşenir.
DİNOFLAGELLİDA
Phytomastigophorea sınıfında bulunan, planktonların önemli bir bileşeni olan kamçılara, selüloz bir hücre duvarına, yeşil, sarı ve kahverengi kromatoforlara sahip, deniz suyunda aşırı miktarlarda bulunarak deniz suyunda "kırmızı dalga" adı verilen renk değişimine ve sudaki oksijeni tüketerek deniz hayvanlarının ve balıkların ölümüne neden olan, kimi türleri çok kuvvetli nörotoksinler salgılayarak bu organizmalarla beslenen deniz kabuklularını yiyen insanlarda ciddi komplikasyonlara neden olan, Ceratium, Gonyaulax, Gymnodinium ve Prorocentrum cinslerini içeren, küçük, bitki benzeri genellikle denizlerde bulunan protozoa takımı, Dinoflagellata.
BASTIRI
Bir ışımın bir birleşenini eleme.
DIKDIKA
Asıl, esas: Bunun dıkdıkası yok. Gelişigüzel söylenme: Ayşenin dıkdıkası bitmez.
ÇÖZEN
Zayıflık. Dizeyin çözeni ya da dönüşümün çözen kümesi. Bir çözeltinin, çözündürmeyi yaparak, içdüzeyi oluşturan çoğunluk bileşeni.
BUHARLAŞMA
Buharlaşmak işi, buğulaşma, tebahhur. Toprak yüzeyindeki suyun buharlaşması ve toprak üzerinde yetişen bitkilerin terlemesi (transpirasyon) ile su kaybı. Evaporasyon, evatransporasyon. Bir özdeğin, kimyasal yapısında değişiklik olmaksızın sıvı evrenden gaz evreye geçmesi. Bir maddenin kimyasal bir değişme olmaksızın sıvı halden buhar haline geçmesi. Suyun veya diğer sıvı maddelerin gaz hâline dönüşmesi, evaporasyon. Katı veya sıvı maddelerin yapısında bulunan su veya herhangi bir bileşenin ısı değişikliği nedeniyle gaz hâline geçmesi.
MAKADAM
Yolların kaplanması için genellikle 4-7 santimetre arasında parçalara bölünmüş taş. Kırılmış taş döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.
ERKEKMENTEŞE
Menteşenin sivri yeri. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
ATAŞELİK
Ataşe olma durumu. Ataşenin görev yaptığı yer.
FOSFATLAR
Bitkiler için gerekli besin niteliği taşıyan, insan ve hayvan gıdasının normal bileşeni olan, su ortamlarında aşırı birikmeleri durumunda ötrofikasyona neden olan fosfat bileşikleri. Şelat yapıcı, tampon, emülgatör, renk koruyucu, su tutma kapasitesini artırıcı özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanılan, amonyum fosfat, sodyum asit pirofosfat, pirofosfat gibi gıda katkı maddeleri.
GERÇEKLİK
Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.