İçinde ŞENİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şeni" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şeni bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şeni ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şeni olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DÖŞENİLMEK

9 harfli kelimeler

KORDEŞENİ, KURDEŞENİ

8 harfli kelimeler

ŞENİKMEK, ŞENİŞLER

7 harfli kelimeler

DÖŞENİŞ, ŞENİYET, KEŞENİŞ

6 harfli kelimeler

İŞENİK, ŞENİYH, ÜŞENİK

5 harfli kelimeler

ŞENİT, ŞENİZ

4 harfli kelimeler

ŞENİ

Bazı kelimelerin anlamları

ŞENİ

Kötü, çirkin, alçakça, utanç verici.

ŞENİKMEK

Yaramazlık yapmak, huysuzlanmak.

İŞENİK

Sidik.

ŞENİZ

Mutlu, sevinçli bir iz bırakan kimse.

DÖŞENİŞ

Döşenme işi.

ŞENİT

Üstünde ekmek açılan tahta.

ŞENİYH

Kalabalık, topluluk.

KORDEŞENİ

Bedende çıkan büyük kırmızı kabarcıklar.

ÜŞENİK

Herhangi bir işe karşı soğuk, ilgisiz kalan, eringen.

KEŞENİŞ

Kangren.

ŞENİŞLER

Kütahya ili, Aslanapa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ŞENİYET

Gerçeklik.

DÖŞENİLMEK

Döşenmek, yayılmak, serilmek, ferş olunmak.

KURDEŞENİ

Kurdeşen.

  -   -   -  

Anlamında ŞENİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FARFAR

Gazyağı bulunan şişenin ağzına bezden fitil takılarak yapılan bir çeşit aydınlanma aracı. İçine gaz koyularak aydınlatma amacıyla kullanılan şişe.

ŞOSE

Genellikle taş kırıkları üzerine kum döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ÇÖZEN

Zayıflık. Dizeyin çözeni ya da dönüşümün çözen kümesi. Bir çözeltinin, çözündürmeyi yaparak, içdüzeyi oluşturan çoğunluk bileşeni.

ERKEKMENTEŞE

Menteşenin sivri yeri. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

DİNOFLAGELLİDA

Phytomastigophorea sınıfında bulunan, planktonların önemli bir bileşeni olan kamçılara, selüloz bir hücre duvarına, yeşil, sarı ve kahverengi kromatoforlara sahip, deniz suyunda aşırı miktarlarda bulunarak deniz suyunda "kırmızı dalga" adı verilen renk değişimine ve sudaki oksijeni tüketerek deniz hayvanlarının ve balıkların ölümüne neden olan, kimi türleri çok kuvvetli nörotoksinler salgılayarak bu organizmalarla beslenen deniz kabuklularını yiyen insanlarda ciddi komplikasyonlara neden olan, Ceratium, Gonyaulax, Gymnodinium ve Prorocentrum cinslerini içeren, küçük, bitki benzeri genellikle denizlerde bulunan protozoa takımı, Dinoflagellata.

FOSFATLAR

Bitkiler için gerekli besin niteliği taşıyan, insan ve hayvan gıdasının normal bileşeni olan, su ortamlarında aşırı birikmeleri durumunda ötrofikasyona neden olan fosfat bileşikleri. Şelat yapıcı, tampon, emülgatör, renk koruyucu, su tutma kapasitesini artırıcı özellikleri nedeniyle yaygın olarak kullanılan, amonyum fosfat, sodyum asit pirofosfat, pirofosfat gibi gıda katkı maddeleri.

SAPLAMA

Saplamak işi. Bir menteşenin iki oynak parçasını birleştirmeye yarayan küçük, ince metal mil. İç içe geçen veya başka bir parça üzerine eklenen parçaların bağlantısı için kullanılan, türlü kalınlık ve uzunlukta, bir yanı yivli, yuvarlak metal kama.

DERİŞİM

Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.

MAKADAM

Yolların kaplanması için genellikle 4-7 santimetre arasında parçalara bölünmüş taş. Kırılmış taş döşenip silindir geçirilerek yapılmış olan yol.

EPİBOLİ

Kurbağa embriyosunun gelişimindeki ektodermal genişleme. Vejetatif yarım hızlı gelişme göstererek giriş yüzeyi primitif ektodemle döşenir.

DENKLEŞTİRGEN

Ucaylı ışığın iki birleşeni arasındaki evre kaymasını ölçen aygıt.

BUHARLAŞMA

Buharlaşmak işi, buğulaşma, tebahhur. Toprak yüzeyindeki suyun buharlaşması ve toprak üzerinde yetişen bitkilerin terlemesi (transpirasyon) ile su kaybı. Evaporasyon, evatransporasyon. Bir özdeğin, kimyasal yapısında değişiklik olmaksızın sıvı evrenden gaz evreye geçmesi. Bir maddenin kimyasal bir değişme olmaksızın sıvı halden buhar haline geçmesi. Suyun veya diğer sıvı maddelerin gaz hâline dönüşmesi, evaporasyon. Katı veya sıvı maddelerin yapısında bulunan su veya herhangi bir bileşenin ısı değişikliği nedeniyle gaz hâline geçmesi.

GERÇEKLİK

Gerçek olan, var olan şeylerin tümü, hakikat, hakikilik, şeniyet, realite, reellik.

DİKEYHIZ

Bir yıldızın devinme hızının bakış doğrultusundaki bileşeni (bk. şekil R. 2); bize doğru yaklaşma ya da bizden uzaklaşma hızı. Çoğunlukla km/sn birimi kullanılır.

ATAŞELİK

Ataşe olma durumu. Ataşenin görev yaptığı yer.

BASTIRI

Bir ışımın bir birleşenini eleme.

PAYLAŞTIRMAK

Herkese kendi payına düşeni aldırmak veya vermek.

YIKAMA

Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.

DIKDIKA

Asıl, esas: Bunun dıkdıkası yok. Gelişigüzel söylenme: Ayşenin dıkdıkası bitmez.