Sonu ŞEMSİYE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şemsiye" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şemsiye ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında şemsiye olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şemsiye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ŞEMSİYE

Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya, güncek. Genellikle plajlarda, bahçelerde kullanılan büyük güneşlik. Aynı noktadan çıkan eşit uzunluktaki sapçıkların ucunda bulunan çiçek topluluğu.

  -   -   -  

Anlamında ŞEMSİYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEMSİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜRÜM

Arapların başlarına koydukları poşu üzerine geçirilen halka şeklinde kalın ip. Giyim eşyası. Şemsiye. Bir eğriler takımının ya da yüzeyler takımının her bir öğesine teğet olan eğri ya da yüzey. Kastamonu kenti, Küre ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehri, Boyabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GUNLÜK

Şemsiye.

ÇİLTE

Şemsiye teli. Çuval. Semerlerin iki tarafına yük bağlamak için takılan urgan. Urgandan ince, çarık bağından kalın ip. Abadan yapılmış geniş şalvar. Yemenilerin yüz kenarını dikerken kullanılan bir tarafı çatal ağaç. Semere yük vurmak için kullanılan ucu çatallı sopa. Mısır kuruduktan sonra koçanlarından tanelerini ayırmak için kullanılan sopa. Seyrek dokunmuş ince, beyaz astarlık bez. Şilte, minder. Şilte. Semer ipi. (Kamanlar, Çağa Güdül Ankara). Sap urganı. (Üreyil Kütahya). Minder. (Tavşanlı Kütahya; Öveçler Kırkağaç Manisa). Çapıtlardan yapılan yol sergisi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

ŞEMSİYECİLİK

Şemsiyecinin işi veya mesleği.

DALDIR

İnce sicimden örülmüş şemsiye biçiminde balık ağı.

CİMNİK

Şemsiye.

GÜNNÜK

Şemsiye. Balkon, seren. Mevlitte tütsü olarak kullanılan bir çeşit ot. Beş vakit namaz. Ücret, yevmiye. Gündelik. Yevmiye.

KATIRKUYRUĞU

Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki (Equisetum pasturel).

GACABURGA

Kunduracıların ayakkabıların alt kısmına ağaç çivi çakabilmek için kullandıkları ucunda şemsiye telinden yapılmış bir cm. kadar sivri kısmı bulunan, fındık ağacından yapılmış bir araç. (Cihangazi Bozüyük Bilecik).

ŞEMSİYECİ

Şemsiye yapan, satan veya onaran kimse.

DULDALIK

Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Siper. Şemsiye.

CİMLA

Göz çapağı. Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar.

COĞ

Lavabo, banyo. Şemsiye teli. Ceket.

GÜNCEK

Şemsiye.

MAYDANOZGİLLER

Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri şemsiye biçiminde olan, anason, kereviz, maydanoz, kimyon vb. bitkileri içine alan bir familya.

COVUK

Şemsiye teli.

ŞEMSİYELİK

Şemsiye koymaya yarayan, altında şemsiyelerden sızan suyun toplanması için özel kutusu olan, girişte bulunan mobilya. Şemsiye yapmaya elverişli olan.

ÇADIR

Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

NERGİS

Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 santimetre yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi (Narcissus).

CİMİNNİK

Şemsiye.