Kelimeler arşivi içinde; başında "şemsiye" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. şemsiye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şemsiye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şemsiye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞEMSİYECİLİK
ŞEMSİYEÖRTÜ
ŞEMSİYELİK
ŞEMSİYECİ
ŞEMSİYE
ŞEMSİYE
Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya, güncek. Genellikle plajlarda, bahçelerde kullanılan büyük güneşlik. Aynı noktadan çıkan eşit uzunluktaki sapçıkların ucunda bulunan çiçek topluluğu.
ŞEMSİYECİ
Şemsiye yapan, satan veya onaran kimse.
ŞEMSİYEÖRTÜ
Dört yüzlü çatı. (Celiptaş Yalvaç Isparta).
ŞEMSİYECİLİK
Şemsiyecinin işi veya mesleği.
ŞEMSİYELİK
Şemsiye koymaya yarayan, altında şemsiyelerden sızan suyun toplanması için özel kutusu olan, girişte bulunan mobilya. Şemsiye yapmaya elverişli olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEMSİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
COVUK
Şemsiye teli.
CİMLA
Göz çapağı. Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar.
NERGİS
Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 santimetre yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi (Narcissus).
DALDIR
İnce sicimden örülmüş şemsiye biçiminde balık ağı.
CİMİNNİK
Şemsiye.
ÇİLTE
Şemsiye teli. Çuval. Semerlerin iki tarafına yük bağlamak için takılan urgan. Urgandan ince, çarık bağından kalın ip. Abadan yapılmış geniş şalvar. Yemenilerin yüz kenarını dikerken kullanılan bir tarafı çatal ağaç. Semere yük vurmak için kullanılan ucu çatallı sopa. Mısır kuruduktan sonra koçanlarından tanelerini ayırmak için kullanılan sopa. Seyrek dokunmuş ince, beyaz astarlık bez. Şilte, minder. Şilte. Semer ipi. (Kamanlar, Çağa Güdül Ankara). Sap urganı. (Üreyil Kütahya). Minder. (Tavşanlı Kütahya; Öveçler Kırkağaç Manisa). Çapıtlardan yapılan yol sergisi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
KATIRKUYRUĞU
Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki (Equisetum pasturel).
DULDALIK
Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Siper. Şemsiye.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
BÜRÜM
Arapların başlarına koydukları poşu üzerine geçirilen halka şeklinde kalın ip. Giyim eşyası. Şemsiye. Bir eğriler takımının ya da yüzeyler takımının her bir öğesine teğet olan eğri ya da yüzey. Kastamonu kenti, Küre ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehri, Boyabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÖNÜK
Şemsiye, çadır. Olgunlaşmış, olgun.
GUNLÜK
Şemsiye.
GÜNCEK
Şemsiye.
MAYDANOZGİLLER
Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri şemsiye biçiminde olan, anason, kereviz, maydanoz, kimyon vb. bitkileri içine alan bir familya.
COĞ
Lavabo, banyo. Şemsiye teli. Ceket.
GÜNNÜYH
Şemsiye.
GÜNNÜK
Şemsiye. Balkon, seren. Mevlitte tütsü olarak kullanılan bir çeşit ot. Beş vakit namaz. Ücret, yevmiye. Gündelik. Yevmiye.
CİMNİK
Şemsiye.
GACABURGA
Kunduracıların ayakkabıların alt kısmına ağaç çivi çakabilmek için kullandıkları ucunda şemsiye telinden yapılmış bir cm. kadar sivri kısmı bulunan, fındık ağacından yapılmış bir araç. (Cihangazi Bozüyük Bilecik).
KONÜK
Şemsiye. Çadır.