Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şef" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şef ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şef olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEF
Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse. Önder, lider.
AŞEF
Çapa, çapa yapmak.
HOŞEF
Yonga, talaş.
ÇİRŞEF
Pis su.
MÜŞEF
Kuşkusuz. Şaşı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOYUN
Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.
BAŞÇIK
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe.
PEŞMELBA
Çekirdeği çıkarılmış yarım şeftalinin genellikle vanilyalı veya kaymaklı dondurma üzerine oturtulması ve krema ile süslenmesiyle yapılmış olan bir tür tatlı.
GALOŞ
Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.
LİDER
Önder, şef. Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı. Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse.
BAŞEFENDİLİK
Başefendi olma durumu.
BAŞGARSON
Şef garson.
MAESTRO
Besteci. Orkestra şefi.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
KIZCAĞIZ
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kız.
HAYVANCAĞIZ
Kendisine şefkat ve acıma duyulan hayvan, hayvancık.
ÖNDER
Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef, alemdar.
SAYDAMLAŞMA
Saydamlaşmak işi, şeffaflaşma.
NAAT
Bir şeyin niteliklerini övme. Hz. Muhammed'in niteliklerini övmek, ondan şefaat dilemek amacıyla yazılan kaside.
BAŞGARSONLUK
Şef garsonluk.
KIZMEMESİ
Greyfurt. Bir tür şeftali.
METRDOTEL
Şef garson.
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Hafifçe dokunmak. Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Bir kimseyi hoşnut etmek. Hafifçe dövmek.
SAYDAMLAŞMAK
Saydam bir duruma gelmek, şeffaflaşmak. Belirgin, açık bir duruma gelmek.
SAYDAM
İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.