Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şef" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şef ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şef olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEF
Yetki ve sorumluluğu olan, yöneten kimse. Önder, lider.
MÜŞEF
Kuşkusuz. Şaşı.
HOŞEF
Yonga, talaş.
AŞEF
Çapa, çapa yapmak.
ÇİRŞEF
Pis su.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAYDAMLAŞMAK
Saydam bir duruma gelmek, şeffaflaşmak. Belirgin, açık bir duruma gelmek.
SAYDAM
İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.
METRDOTEL
Şef garson.
HAYVANCAĞIZ
Kendisine şefkat ve acıma duyulan hayvan, hayvancık.
SAYDAMLAŞMA
Saydamlaşmak işi, şeffaflaşma.
BAŞGARSON
Şef garson.
LİDER
Önder, şef. Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı. Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse.
KIZMEMESİ
Greyfurt. Bir tür şeftali.
NAAT
Bir şeyin niteliklerini övme. Hz. Muhammed'in niteliklerini övmek, ondan şefaat dilemek amacıyla yazılan kaside.
KOYUN
Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.
BAŞÇIK
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe.
KIZCAĞIZ
Kendisine şefkat ve acıma duyulan kız.
GALOŞ
Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı.
MAESTRO
Besteci. Orkestra şefi.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
PEŞMELBA
Çekirdeği çıkarılmış yarım şeftalinin genellikle vanilyalı veya kaymaklı dondurma üzerine oturtulması ve krema ile süslenmesiyle yapılmış olan bir tür tatlı.
BAŞGARSONLUK
Şef garsonluk.
BAŞEFENDİLİK
Başefendi olma durumu.
ÖNDER
Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse, lider, şef, alemdar.
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Hafifçe dokunmak. Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Bir kimseyi hoşnut etmek. Hafifçe dövmek.