Kelimeler arşivi içinde; başında "şaşı" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. şaşı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şaşı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şaşı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞAŞIRTABİLMEK
ŞAŞIRABİLMEK, ŞAŞIRTABİLME, ŞAŞIRIVERMEK
ŞAŞIRABİLME, ŞAŞIRIVERME
ŞAŞIRTMACA, ŞAŞILAŞMAK
ŞAŞIRTMAK, ŞAŞILAŞMA
ŞAŞIRTMA, ŞAŞILMAK, ŞAŞIRDIK, ŞAŞIRMAK
ŞAŞIBEŞ, ŞAŞIRTI, ŞAŞIRMA, ŞAŞIRIŞ, ŞAŞIRAK, ŞAŞILMA, ŞAŞILIK, ŞAŞILAK
ŞAŞIK, ŞAŞIT
ŞAŞI
ŞAŞI
Birbirine paralel görme ekseni olmayan (göz veya kimse). Gözlerini çarpıtarak.
ŞAŞIRABİLMEK
Şaşırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞAŞIRIVERME
Şaşırıvermek işi.
ŞAŞIRDIK
Aptal, sersem.
ŞAŞIRTABİLME
Şaşırtabilmek işi.
ŞAŞIRIVERMEK
Beklenmeyen bir durum karşısında şaşırmak.
ŞAŞILMAK
Şaşkınlığa uğranılmak.
ŞAŞIRTMA
Şaşırtmak işi.
ŞAŞIRTMACA
Şaşırtmak için yapılmış olan oyun.
ŞAŞIBEŞ
Şaşı.
ŞAŞILAŞMA
Şaşılaşmak işi.
ŞAŞIRTMAK
Şaşırmasına sebep olmak. Yanıltmak. Şaşkınlaşmak, şaşmak. Daha iyi yetişmelerini sağlamak için ağaç fidanlarının veya çiçek fidelerinin yerlerini değiştirmek.
ŞAŞIRMAK
Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, içinden çıkamamak. Herhangi bir durum karşısında şaşkınlık duymak, hayret etmek. Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek.
ŞAŞILAŞMAK
Şaşı duruma gelmek, şaşı olmak.
ŞAŞIRTABİLMEK
Şaşırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞAŞIRABİLME
Şaşırabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAŞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FENOMENAL
Şaşılacak, olağanüstü. Olguya ilişkin.
ÇIRPINMAK
Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.
BÖYLE
Bunun gibi, buna benzer. Bu yolda, bu biçimde, hakeza. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. Bu derece.
FELFELLEMEK
Eski canlılığını yitirmek. Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek. Afallamak, şaşırmak.
GÖRÜLMEMİŞ
O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılacak nitelikte olan.
DUYULMAMIŞ
O güne kadar karşılaşılmamış, şaşılası.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
GARİBE
Şaşılacak şey, yadırganacak şey.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
FELAKET
Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.
ALAMET
Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
AFALLAŞMAK
Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.
ALIKLAŞMAK
Alık duruma gelmek, bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak, şaşkınlaşmak, aptallaşmak.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
GARAİP
Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar.
DONAKALMAK
Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.
GARİP
Kimsesiz, zavallı. Yabancı, gurbette yaşayan, elgin. Acayip. Dokunaklı, hüzün veren. Şaşılacak bir şey karşısında söylenen söz.