Kelimeler arşivi içinde; başında "şata" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. şata ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şata ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şata olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞATAFATSIZLIK
ŞATAVLANMAK
ŞATAFATSIZ, ŞATAVLAMAK, ŞATAFÇILIK, ŞATAFLAMAK
ŞATAFATÇI, ŞATAFATLI, ŞATARATLI
ŞATAFALI
ŞATAFÇI, ŞATAVLU, ŞATAFLI, ŞATAFAT
ŞATALA
ŞATAF
ŞATA
ŞATA
Yastık. Başörtüsü.
ŞATAVLANMAK
Sevinmek, keyiflenmek.
ŞATAFAT
Görkem.
ŞATARATLI
Gösterişli, süslü.
ŞATAVLU
Gösterişli, süslü.
ŞATAFLAMAK
Sıkıştırmak. Ürkek ürkek çevreyi gözetlemek. Süslemek. Kışkırtmak, ayartmaya çalışmak. Avutmak, yüze gülmek.
ŞATAFÇI
1.Yüze gülücü. 2.Göz boyayan.
ŞATAFLI
1.Neşeli, eğlenceli, gürültülü. 2.İştahlı. 3.Huysuz, yaygaracı, tezcanlı. 1.Gösterişli, süslü. 2.Albenili, çekici. Gösterişli.
ŞATAFATSIZ
Görkemsiz.
ŞATAVLAMAK
Suyuna gitmek, pohpohlayıp gönlünü almak.
ŞATAFATÇI
Dalkavuk, yüze gülen.
ŞATAFÇILIK
1.Aygır dişiye aşarken elle yardım etme. 2.Dalkavukluk.
ŞATALA
Alık.
ŞATAFALI
Neşeli, eğlenceli, gürültülü.
ŞATAFATSIZLIK
Şatafatsız olma durumu.
ŞATAFATLI
Görkemli.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABRAZONLU
Gösterişli, şatafatlı, oynak: Fatma çok abrazonludur.
DATA
Veri. Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.
SANATSEVER
Sanatı tutan, sanatı koruyan ve yaşatan (kimse).
CAFCAF
Gösteriş, şatafat. Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.
ÖLLÜTMEK
Islatmak : Berber saçımı öllüttü. Yumuşatarak işlenecek duruma getirmek : Bu ateş bu demiri öllütmez.
LÜKS
Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat. Aydınlatma ölçü birimi. Aşırı, fazla. Hava basınçlı bir tür petrol lambası, lüks lambası. Gösterişli, şatafatlı. Gereksinim dışı olan.
EDİKLEMEK
Sağılan bir hayvanı ikinci kez sağmak. İnek sağılacağı zaman ya da biraz sağıldıktan sonra yavrularına emzirilmek. Hayvan yavrusu annesini emerken memeye tos vurarak emmek. Sağılacak hayvanın memelerini yumuşatacak şekilde elle oğuşturmak.
KUŞATABİLME
Kuşatabilmek işi.
CAFCAFLI
Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.
EPİNERYUM
Omuriliğe bağlı spiral sinirlerden periferik sinirin tümünü kuşatan en dıştaki bağ dokusu.
ÇEPEÇEVRE
Bütün yanlarını kuşatan. Bütün yanlarını kuşatacak biçimde, fırdolayı.
GÖRKEMLİ
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.
PARNASÇILAR
1866 yılına doğru Fransa'da Parnasse Contemporain adlı bir dergide eserlerini yayımlıyan şairlere verilen ad. Bunlar şiiri kof şatafatlardan, duygu itiraflarının aşırılığından, tatsız yeniliklerden kurtarma işini üzerlerine almışlar, sanat için sanat yapmağa çalışarak çoğu teknik bir olgunluğa erişmişlerdir. (PARNASÇILIK, Parnassianisme).
MUTANTAN
Görkemli, şatafatlı.
HAVA
Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.
BOŞATABİLME
Boşatabilmek işi.
MUHASIR
Kuşatan, saran.
GÖRKEM
Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, gösteriş, debdebe, ihtişam, tantana, haşmet, şatafat, şaşaa. Büyüklük.
GOLFSTRİM
Atlas Okyanusu'nda, Meksika Körfezi'nden başlayarak Britanya ve İskandinavya kıyılarına kadar ulaşıp Avrupa Rusyası'nın kuzey kıyılarına kadar gelen ve Batı Avrupa'nın deniz iklimini yumuşatan sıcak su akıntısı.
HAVAYUVARI
Yeryuvarını kuşatan çeşitli gaz ve katmanlardan oluşan örtü.