Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şaşa" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şaşa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şaşa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şaşa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞAŞA
Kör.
BAŞAŞA
Baş aşağı, tepetaklak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAŞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SANGITMAK
Şaşakalmak, şaşırmak.
ŞAFAKLAMAK
1.Neye uğradığını bilememek 2.Korkmak. Eli göze siper ederek, gözü kırparak bakmak. 1.Sabahlamak. 2.Gün ağarmak. Eli göze siper ederek bakmak. Tez davranmak, ivmek. Şaşırmak, şaşalamak. Sabahlamak.
BIZIKLAMAK
Zor karşısında şaşalamak. Parmak atmak. Oyun bozanlık etmek, mızımak, caymak, caydırmak.
GÖRKEMLİ
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.
AHMAKLAŞMAK
Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.
TONLAMA
İfadeye bir fikir, duyuş, heyecan, yumuşaklık, sertlik ayırtısı katmak üzere seslerde meydana getirilen uzatma, perde değişikliği gibi başkalıklar. bk. Anlatımlı tonlama.Tonlama kelimesi, çarpma ton ve sivrili tonanlamına kullanılan SERT TONLAMA (Int.dure ou rude) ve YUMUŞAK TONLAMA (Int.douce) terimlerinde de geçer. Konuşma sırasında, konuşmaya hâkim olan esas tonda çeşitli anlam incelikleri sağlayan değişiklikler; konuşanın önem verdiği veya ayırıcı anlamlar vermek istediği kelimelerde başvurduğu değişik ton, kelime ve heceler arasında yükseklik ve yoğunluk bakımından meydana getirdiği farklar: || Eh, ne diyorsun bakalım? || Orhan şaşaladı: || Nasıl yani? || Ne düşünüyorsun dedim? || Hiiç. || İyi ya. || Gene gazeteye eğildi. Ama Orhan'ın güldüğünü de görØdü: || Neye güldün? Gene mi hiç? || Orhan bu sefer daha bir içten güldü: || Evet. Ama bu sefer sahiden hiç. || Demek demin yalancıktan hiç idi? || Öyle (T. Buğra, Dönemeçte, s. 22) ve benzerleri || Yukarıdaki örnekte yer alan hiç kelimelerinde birbirinden farklı tonlamalar vardır.
GÖRKEM
Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, gösteriş, debdebe, ihtişam, tantana, haşmet, şatafat, şaşaa. Büyüklük.
ŞAŞALATMAK
Şaşalamasına sebep olmak.
ENDİKMEK
Şaşırtmak. Duraksamak, kararsız olmak. Sabırsızlanmak. Utanmak, sıkılmak. Aklı başına gelmek, uyanmak. Herhangi bir şey karşısında reflekssiz hareket yapmak. Şaşalamak, acemilik göstermek, şaşırmak, mütehayyir olmak; tevahhuş etmek.
SANIRTMAK
Şaşakalmak, şaşırmak. 1.Surat asmak, sessiz durmak. Somurtmak. Boşuna ayakta durmak, dikilmek.
SANITMAK
Boşuna ayakta durmak, dikilmek. Amaçsız dolaşmak. Boşuna zaman geçirmek. Süzülmek. Şaşakalmak, şaşırmak. 1.Sessiz durmak, alık alık bakmak.
SELKİK
Başaşağı, ters.
ŞAŞALAMA
Şaşalamak işi.
ŞAŞAKALMA
Şaşakalmak işi.
SANGIRTMAK
Şaşakalmak, şaşırmak.
ATALLAMAK
Şaşalamak, alıklaşmak.
ŞAŞABİLME
Şaşabilmek işi.
ŞAŞAASIZ
Şaşaası olmayan.
ŞAŞALATMA
Şaşalatmak işi.
HAYMAK
Bunamak. Şaşa kalmak.