Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şal" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FELDMAREŞAL
FATMAŞAL
MAREŞAL, YETİŞAL
NAŞŞAL, ŞAPŞAL, ŞAVŞAL
GAŞAL, HAŞAL, KAŞAL, KOŞAL, MAŞAL, NAŞAL, BAŞAL, NEŞAL, NİŞAL, PAŞAL, PİŞAL, ŞAŞAL, FEŞAL, YAŞAL, APŞAL
ŞAL
ŞAL
Genellikle Hindistan'da dokunan, özel motifleri olan değerli bir yün kumaş. Kadınların omuzlarını örtmek için kullandıkları geniş atkı. Kuşak. Yün atkı. Kadınların başlarına örttükleri örtü. Dokuma önlük. Çarşaf. Çul.
ŞAPŞAL
Aptalca davranışlarda bulunan, alık (kimse). Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek). Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen.
NAŞŞAL
Dik kafalı, ters kişi. Terbiyesiz, arsız, utanmaz. Kör. Şaşı. Uğursuz kişi. Açıkgöz.
MAREŞAL
En yüksek askerî rütbe. Bu rütbede bulunan general, müşir.
HAŞAL
Tembel, beceriksiz kişi. Hamlamış at, öküz ve benzerleri hayvanlar. Soluğan at. Ham incirin ağızda meydana getirdiği yara. Tarhanayı ekşitmek için konulan pişmiş buğday kırması. Yün çuval. Olmamış, ham meyve (daha çok kavun, karpuz için). Tembel veya hamlamış binek hayvanı.
BAŞAL
Haziran ayı. Eski, bilinen ve nitelikli yapıt ya da yerleşmiş düşünce. "En yükseğe çık, yüksel" anlamında kullanılan bir isim".
KOŞAL
"Koş ve al" anlamında kullanılan bir isim".
FATMAŞAL
Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek.
MAŞAL
Şaşı.
GAŞAL
Mısırın kuru dalları. Rüzgârla uçmayan iri sap parçaları.
ŞAVŞAL
Sarsak, kılıksız.
NAŞAL
Güler yüzlü, neşeli kişi. Dik kafalı, ters kişi. Kavgacı kişi. Aşağılık kişi. Terbiyesiz, arsız, utanmaz. Kör. Şaşı. Yapraksız ince ağaç dalı. Büyücü. Nasıl.
FELDMAREŞAL
Alman, Avusturya, İngiliz, Rus ve İsveç askerî hiyerarşisinde en yüksek rütbe.
YETİŞAL
"Yetiş de al" anlamında kullanılan bir isim".
NEŞAL
Nasıl?.
KAŞAL
Mısır sapı ve mısır koçanını örten kabuklar. İri saman. Harman yerinde kalan toprak ve taşla karışık tahıl artığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
BAROSKOP
Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.
BOŞALIM
Boşalma işi.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
BOŞALTI
Boşaltım. Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
ALABAŞ
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki.
ASTARYA
Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
BOŞALTILMAK
Boşaltma işine konu olmak.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
AHMAKLAŞMAK
Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.
ANARŞİK
Kargaşalı.