ŞAKLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şakla" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. şakla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şakla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şakla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ŞAKLABANLIK

9 harfli kelimeler

ŞAKLATMAK

8 harfli kelimeler

ŞAKLABAN, ŞAKLAMAK, ŞAKLATMA, ŞAKLAVAK, ŞAKLAYAN

7 harfli kelimeler

ŞAKLAMA

6 harfli kelimeler

ŞAKLAK, ŞAKLAM, ŞAKLAT

5 harfli kelimeler

ŞAKLA

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAKLA

Et parçası, yarım koyun. Ufak karpuz.

ŞAKLAT

Diyarbakır şehri, Kocaköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ŞAKLABAN

Basit şakalar yaparak herkesi güldüren, şakacı kimse.

ŞAKLAM

Güneşin en dik geldiği zaman, öğlen. Sıcaklık: Günorta şaklamı.

ŞAKLATMAK

"Şak" diye ses çıkartmak. Şamar vurmak.

ŞAKLABANLIK

Şaklaban olma durumu.

ŞAKLAYAN

Çok ve ilgi çekici konuşan.

ŞAKLAMA

Şaklamak işi. Bıçakla etin yüzeyine kesit yapma işlemi.

ŞAKLAVAK

Değirmentaşı üstüne konulan tahta.

ŞAKLAMAK

"Şak" diye ses çıkarmak. Bölmek, parçalamak.

ŞAKLATMA

Şaklatmak işi.

ŞAKLAK

Şen, geveze. Çocukların başına bağlanan tülbent. Derideki sulu kabarcık.

  -   -   -  

Anlamında ŞAKLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HARMAN

Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.

ODABAŞI

Hanlarda çalışan uşakların başı. Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay.

KUŞAKLAMA

Kuşaklamak işi. Kuşak biçimini andırarak.

BAŞAKÇI

Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse.

DUŞAKLAMAK

Hayvanın iki ayağını duşakla bağlamak, kösteklemek.

KIMIL

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

BAŞAKLAMA

Başaklamak işi.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

KUŞAKLAMAK

Kuşaklarla sağlamlaştırmak.

KILÇIK

Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön veya yan tarafına aşırıp atması. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif.

DUŞAKLAMA

Duşaklamak işi.

TERAZİ

Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. Su terazisi. Elektronik tartma aracı. Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.

KESMİK

Kesilmiş sütün koyu bölümü. Başakla karışık iri saman. Taş gibi olmuş toprak parçası.

SAPAN

İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı. Makarayı bir yere bağlamak için tablaların çevresine geçirilen halat veya demir kuşaklar. Genellikle çocukların kuş vurmak için kullandıkları, iki ucuna lastik ve lastiklerin arasına da geniş bir meşin parçası bağlı bulunan çataldan oluşan araç. Kaldırılacak bir şeyin üzerine geçirmek için halattan yapılmış olan çember.

ÇELMİK

Buğday ve başakla karışık iri saman.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

YUMUŞAKLAŞMA

Yumuşaklaşmak durumu.

AĞIRŞAKLANMA

Ağırşaklanmak durumu.

EŞLEMESİZ

Görüntü ve ses kuşakları veya ses kuşakları arasında eşleme bulunmayan (film). Eşlemesi bozulmuş olan (film).