Kelimeler arşivi içinde; başında "şakla" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. şakla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şakla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şakla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞAKLABANLIK
ŞAKLATMAK
ŞAKLABAN, ŞAKLAMAK, ŞAKLATMA, ŞAKLAVAK, ŞAKLAYAN
ŞAKLAMA
ŞAKLAK, ŞAKLAM, ŞAKLAT
ŞAKLA
ŞAKLA
Et parçası, yarım koyun. Ufak karpuz.
ŞAKLABANLIK
Şaklaban olma durumu.
ŞAKLAVAK
Değirmentaşı üstüne konulan tahta.
ŞAKLAYAN
Çok ve ilgi çekici konuşan.
ŞAKLATMA
Şaklatmak işi.
ŞAKLATMAK
"Şak" diye ses çıkartmak. Şamar vurmak.
ŞAKLAMAK
"Şak" diye ses çıkarmak. Bölmek, parçalamak.
ŞAKLAM
Güneşin en dik geldiği zaman, öğlen. Sıcaklık: Günorta şaklamı.
ŞAKLAT
Diyarbakır şehri, Kocaköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞAKLAMA
Şaklamak işi. Bıçakla etin yüzeyine kesit yapma işlemi.
ŞAKLABAN
Basit şakalar yaparak herkesi güldüren, şakacı kimse.
ŞAKLAK
Şen, geveze. Çocukların başına bağlanan tülbent. Derideki sulu kabarcık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRŞAKLANMA
Ağırşaklanmak durumu.
YUMUŞAKLAŞMA
Yumuşaklaşmak durumu.
BAŞAKÇI
Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse.
KIMIL
Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).
KUŞAKLAMA
Kuşaklamak işi. Kuşak biçimini andırarak.
BAŞAKLAMA
Başaklamak işi.
HARMAN
Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
DUŞAKLAMAK
Hayvanın iki ayağını duşakla bağlamak, kösteklemek.
ODABAŞI
Hanlarda çalışan uşakların başı. Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay.
ÇELMİK
Buğday ve başakla karışık iri saman.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
TERAZİ
Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. Su terazisi. Elektronik tartma aracı. Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.
EŞLEMESİZ
Görüntü ve ses kuşakları veya ses kuşakları arasında eşleme bulunmayan (film). Eşlemesi bozulmuş olan (film).
KILÇIK
Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön veya yan tarafına aşırıp atması. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif.
KESMİK
Kesilmiş sütün koyu bölümü. Başakla karışık iri saman. Taş gibi olmuş toprak parçası.
SAPAN
İki ucu ip, ortası örme veya meşin olan bir taş atma aracı. Makarayı bir yere bağlamak için tablaların çevresine geçirilen halat veya demir kuşaklar. Genellikle çocukların kuş vurmak için kullandıkları, iki ucuna lastik ve lastiklerin arasına da geniş bir meşin parçası bağlı bulunan çataldan oluşan araç. Kaldırılacak bir şeyin üzerine geçirmek için halattan yapılmış olan çember.
DUŞAKLAMA
Duşaklamak işi.
KUŞAKLAMAK
Kuşaklarla sağlamlaştırmak.
BAMBUL
Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.