Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şaklı" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şaklı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şaklı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şaklı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KONUŞAKLI, YAKIŞAKLI
ÇAĞŞAKLI
KUŞAKLI, TAŞAKLI, BAŞAKLI
UŞAKLI
ŞAKLI
ŞAKLI
Parçalı.
YAKIŞAKLI
Uygun, yeğ, evlâ.
ÇAĞŞAKLI
Çakıldaklı, kirli.
BAŞAKLI
Başağı olan (ekin). Arka ucu başka biçimde olan (ok). Diyarbakır ilinde, Çınar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Erzurum kenti, Oltu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KONUŞAKLI
Konuşkan, güzel konuşan kimse.
UŞAKLI
Uşak ilinden olan kimse.
TAŞAKLI
Taşağı olan. Sözünü geçirir, tuttuğunu koparır, yiğit.
KUŞAKLI
Kuşağı olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAKLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TİTREMLEMEK
Konuşmada, düşünce veya duyuştan gelen yumuşaklık ve sertlik özelliklerini belirtmek için tonları düzenlemek.
EKTACHROME
ABD'deki Eastman Kodak üretimliğinin geliştirdiği tek kuşaklı, evrilir, renkli film işlemi.
BINGILDAMAK
Et ve sıvı yumuşaklık veya şişmanlık sebebiyle oynamak, titremek.
KREM
Tene yumuşaklık vermek veya güneş, yağmur vb. dış etkilerden korunmak için sürülen koyu kıvamlı madde. Bu kıvamda hazırlanmış olan. Bu renkte olan. Açık saman rengi, krem rengi.
CLİTELLATA
Kuşaklı solucanlar.
BALGIMAK
Suyun içinde oynamak. Yumuşaklığından dolayı oynak halde bulunmak: Bu yer balgıyor (bataklık hakkında). Hayvanlar otlakta sereserpe otlamak: Hayvanlar çayırda güzelce balgıdı. Çıban olgunlaşmak. Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.
DÖVÜLGENLEŞTİRME
Yapılarında sementit olarak bulunan karbonu, grafite çevirip yumuşaklık ve dövülgenlik özelliği kazandırmak ereğiyle, dökme demirleri, çok yavaş ve denetimli olarak 900°C'a dek ısıtma, orada birkaç gün tutma, yavaşça ve denetimli olarak soğutma işlemi.
GÜZELLİK
Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün. Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık. Güzel olan bir kimsenin niteliği. Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey.
MÜLEYYİN
Yumuşaklık veren, yumuşatıcı. Bağırsakları boşaltan, dışkının dışarı çıkmasını kolaylaştıran ilaç.
KURUMAK
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.
İNHİNA
Eğrilme, bükülme. Birine baş eğme, yumuşaklık gösterme.
DOKUNUM
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.
GASPARCOLOR
İkisi taban yüzünde, öbürü duyarkat yüzünde bulunan üç duyarkatın üç tümler rengi saptamasına dayanan tek kuşaklı, renkli film işlemi.
MÜHRE
Her tür yuvarlak şey, küçük top. Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. Demirci çekici. Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş. Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı. Deniz böceği kabuğu. Cam boncuk.
MÜLAYEMET
Yumuşaklık. Bağırsakta yumuşaklık.
SUHULET
Kolaylık. Uygun ortam. Yumuşaklık, naziklik.
YUMUŞACIK
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan.
BONFİLE
Kasaplık hayvanlarda bel kemiğinin iki yanında bulunan ve yumuşaklığı dolayısıyla beğenilen et bölümü. Bu bölümden hazırlanan et dilimi.
AKEKİN
Beyaz, iri taneli, kırmızı başaklı bir çeşit kılçıklı buğday.
DOKUNMAK
Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.