Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ışıl" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ışıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ışıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ışıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FOSFORIŞIL
FLÜORIŞIL
FLORIŞIL
GAZIŞIL, SELIŞIL
ILIŞIL
FIŞIL, HIŞIL
IŞIL
IŞIL
Işıklı. Işıldayan, parlak. Işıldayan, parlayan.
FIŞIL
Yaramaz çocuk.
GAZIŞIL
Gazışı ile ilgili, gazışı saçabilen.
ILIŞIL
Geçen yıldan da önceki yıl.
HIŞIL
Beceriksiz. Ağır. Kötü: Bu elmalar çok hışıl. Bazı yerlerde toprak altında bulunan çamur tabakası. Kadınların kullandıkları mücevher.
FLÜORIŞIL
Yüklü parçacıklarla ya da ışılcıklarla dövülünce ışıma özelliği gösteren (özdök).
SELIŞIL
Işık seli, aydınlık.
FOSFORIŞIL
Fosforışı özelliği olan.
FLORIŞIL
Florışı özelliği gösteren, floresan.
Bu bölümde tanımı içerisinde IŞIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ANORMAL
Genel olana, alışılmışa ve kurala aykırı olan, normal olmayan, düzgüsüz. Dengesi yerinde olmayan, davranışı bozuk olan, deli, sapık.
ALIŞILMAMIŞLIK
Alışılmamış olma durumu.
BAYINDIR
Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş, mamur (yer), abat. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri.
BASBAYAĞI
Alışılandan, bilinenden hiçbir farkı olmayan, bilindiği gibi. Alışıldığı üzere.
BAŞKALIK
Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ALIŞILMA
Alışılmak işi.
BATTAL
En ve boyca alışılmış olandan büyük. İşe yaramaz, kullanılmaz.
BAKIMLI
İyi bakılmış, üzerinde iyi çalışılmış.
ATLAMA
Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.
ALIŞILMIŞLIK
Alışılmış olma durumu.
AYRIKSI
Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan, eksantrik. Başka, bambaşka, apayrı, eksantrik.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.