Kelimeler arşivi içinde; başında "ışık" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. ışık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ışık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ışık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
IŞIKLANDIRILMAK, IŞIKELEKTRİKSEL
IŞIKLILIKÖLÇER, IŞIKLANDIRILMA
IŞIKLANDIRMAK
IŞIKLANDIRMA, IŞIKELEKTRİK, IŞIKELEKTRON
IŞIKEKSİUCU
IŞIKYUVARI, IŞIKSIZLIK, IŞIKÖLÇÜMÜ, IŞIKLANMAK
IŞIKETKİN, IŞIKVURAN, IŞIKVEREN, IŞIKPINAR, IŞIKÖLÇER, IŞIKMETRE, IŞIKLILIK, IŞIKLANMA, IŞIKÇILIK, IŞIKKESEN
IŞIKLAMA, IŞIKDERE, IŞIKYOLU, IŞIKYAKA, IŞIKGÖZÜ, IŞIKTEPE, IŞIKKAYA, IŞIKKARA, IŞIKÖREN
IŞIKELİ, IŞIKTAŞ, IŞIKSIZ, IŞIKSAL, IŞIKHAN, IŞIKÖZÜ, IŞIKALP, IŞIKKAN, IŞIKOVA, IŞIKLIK, IŞIKLAR, IŞIKKÖY
IŞIKAY, IŞIKAL, IŞIKLI, IŞIKÇA, IŞIKER, IŞIKÇI
IŞIK
IŞIK
Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.
IŞIKELEKTRON
Işıkelektrik olayında, ışığın etkisiyle salıverilen elektron.
IŞIKLANMAK
Işıklı duruma gelmek, aydınlanmak, ışımak.
IŞIKELEKTRİK
Işıkelektrik etkisi olayı.
IŞIKSIZLIK
Işıksız olma durumu, ziyasızlık.
IŞIKÖLÇÜMÜ
Belirli bir ışık kaynağından gelen ışık yeğinliğinin ölçülmesiyle uğraşan bilim kolu.
IŞIKLANDIRILMAK
Işıklandırma işi yapılmak veya ışıklanması sağlanmak.
IŞIKLANDIRILMA
Işıklandırılmak işi.
IŞIKLILIKÖLÇER
Işıklılıkları ölçmeye yarayan aygıt.
IŞIKEKSİUCU
Üzerine ışık düştüğünde elektron yayan ışığaduyar özdekle sıvanmış eksiuç.
IŞIKLANDIRMAK
Işıklı duruma getirmek, aydınlatmak.
IŞIKYUVARI
Güneş'te, dışarıya ışık veren katman.
IŞIKVURAN
Tunceli ilinde, Ovacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
IŞIKLANDIRMA
Aydınlatma.
IŞIKETKİN
Ucaylı ışığın düzlemini döndürebilen (özdek).
IŞIKELEKTRİKSEL
Işıkelektrik özelliği taşıyan.
Bu bölümde tanımı içerisinde IŞIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ARDIŞIKLIK
Ardışık olma durumu.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
ANAFOR
Girdap. Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey. Karmakarışık bir durum.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ANGSTRÖM
Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AKKOR
Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.
ALIŞIKLIK
Alışık olma durumu.
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.
ARSIZ
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).
ARINMAK
Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.
ANLAŞILMAZ
Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
ARSIZLIK
Arsız olanın durumu veya arsıza yakışacak davranış, yılışıklık, sırnaşıklık.
ANTİKOR
Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.