IŞIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ışık" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. ışık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ışık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ışık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

IŞIKLANDIRILMAK, IŞIKELEKTRİKSEL

14 harfli kelimeler

IŞIKLILIKÖLÇER, IŞIKLANDIRILMA

13 harfli kelimeler

IŞIKLANDIRMAK

12 harfli kelimeler

IŞIKLANDIRMA, IŞIKELEKTRİK, IŞIKELEKTRON

11 harfli kelimeler

IŞIKEKSİUCU

10 harfli kelimeler

IŞIKYUVARI, IŞIKSIZLIK, IŞIKÖLÇÜMÜ, IŞIKLANMAK

9 harfli kelimeler

IŞIKETKİN, IŞIKVURAN, IŞIKVEREN, IŞIKPINAR, IŞIKÖLÇER, IŞIKMETRE, IŞIKLILIK, IŞIKLANMA, IŞIKÇILIK, IŞIKKESEN

8 harfli kelimeler

IŞIKLAMA, IŞIKDERE, IŞIKYOLU, IŞIKYAKA, IŞIKGÖZÜ, IŞIKTEPE, IŞIKKAYA, IŞIKKARA, IŞIKÖREN

7 harfli kelimeler

IŞIKELİ, IŞIKTAŞ, IŞIKSIZ, IŞIKSAL, IŞIKHAN, IŞIKÖZÜ, IŞIKALP, IŞIKKAN, IŞIKOVA, IŞIKLIK, IŞIKLAR, IŞIKKÖY

6 harfli kelimeler

IŞIKAY, IŞIKAL, IŞIKLI, IŞIKÇA, IŞIKER, IŞIKÇI

4 harfli kelimeler

IŞIK

Bazı kelimelerin anlamları

IŞIK

Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

IŞIKELEKTRON

Işıkelektrik olayında, ışığın etkisiyle salıverilen elektron.

IŞIKLANMAK

Işıklı duruma gelmek, aydınlanmak, ışımak.

IŞIKELEKTRİK

Işıkelektrik etkisi olayı.

IŞIKSIZLIK

Işıksız olma durumu, ziyasızlık.

IŞIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir ışık kaynağından gelen ışık yeğinliğinin ölçülmesiyle uğraşan bilim kolu.

IŞIKLANDIRILMAK

Işıklandırma işi yapılmak veya ışıklanması sağlanmak.

IŞIKLANDIRILMA

Işıklandırılmak işi.

IŞIKLILIKÖLÇER

Işıklılıkları ölçmeye yarayan aygıt.

IŞIKEKSİUCU

Üzerine ışık düştüğünde elektron yayan ışığaduyar özdekle sıvanmış eksiuç.

IŞIKLANDIRMAK

Işıklı duruma getirmek, aydınlatmak.

IŞIKYUVARI

Güneş'te, dışarıya ışık veren katman.

IŞIKVURAN

Tunceli ilinde, Ovacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

IŞIKLANDIRMA

Aydınlatma.

IŞIKETKİN

Ucaylı ışığın düzlemini döndürebilen (özdek).

IŞIKELEKTRİKSEL

Işıkelektrik özelliği taşıyan.

  -   -   -  

Anlamında IŞIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IŞIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAPSAÇI

Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

ARDIŞIKLIK

Ardışık olma durumu.

ARI

Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.

ANAFOR

Girdap. Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey. Karmakarışık bir durum.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

ANGSTRÖM

Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

AKKOR

Işık saçacak beyazlığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.

ALIŞIKLIK

Alışık olma durumu.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

ARSIZ

Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse). Açgözlü davranan (kimse). Kolayca üreyebilen (bitki).

ARINMAK

Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.

ANLAŞILMAZ

Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

ALA

Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

ARSIZLIK

Arsız olanın durumu veya arsıza yakışacak davranış, yılışıklık, sırnaşıklık.

ANTİKOR

Vücuda giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini.