Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ığıl" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ığıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ığıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ığıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
IĞIL
Yavaş akan su.
KIĞIL
Koyun, keçi gübresi.
CIMCIĞIL
Paramparça.
ÇIĞIL
İri kumlu toprak. Çakıl ve taş yığını. Kalabalık. İri saman: Biz çığılları hep yakarız. Başa takılan yirmilik altın. Taşlı yol, patika. İri saman.
ZIĞIL
Dişeti, damak.
YIĞIL
Hafif. Ölçekleme yordamında değişik sınarların, ölçek konumlarını belirlemek üzere yargıcılarca içine sokulduğu küme.
DIĞIL
Her şeyin ufağı, küçüğü. Elma, domates gibi şeylerin küçüğü. Tane: Çocuğu sevindiren bir dığıl şekerdir. Pişmiş mısır tanesi, darı. Koyun, keçi, tavşan gibi hayvanların yuvarlak, katı pisliği. Küçük tane halindeki yünler: Bu yatağın yünü de tamamen dığılmış. Sık örülmüş şey. Kıvrım.
Bu bölümde tanımı içerisinde IĞIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
TEDAHÜL
Birbirinin içine girme. Ödemede gecikme. Yığılıp kalma, birikme.
YIĞILIŞMA
Yığılışmak işi, izdiham.
ŞANTİYE
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer. Gemi tezgâhı. İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri.
MİSEL
Koloit iyonlarında molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin bütün niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm.
İZDİHAM
Aşırı kalabalık, yığılma.
STOK
Yığılım. Yığımlık.
MİLLENMEK
Akarsuyun getirdiği kumlu, çamurlu toprak, bir yere yığılmak.
KIĞILAMA
Kığılamak işi.
BAYGIN
Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.
KÜRELENMEK
Kürekle atılmak, kürekle yığılmak.
YIĞILMA
Yığılmak işi, kalabalıklaşma.
KÜMELENME
Kümelenmek işi. Yığılma, biriktirme, toplanma, kümülasyon.
GUANO
Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde.
TERAKÜM
Birikme, yığılma.
KURGAN
İlk Çağda mezar üzerine toprak yığılarak yapılmış olan küçük tepe. Tepe biçiminde mezar, höyük.
YIĞILI
Yığılmış olan.
MÜTERAKİM
Birikmiş, toplanmış, yığılmış.
BİRİKMEK
Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.