Kelimeler arşivi içinde; başında "ığıl" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. ığıl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ığıl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ığıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
IĞILDANMAK
IĞILDAMAK
IĞILAMAK, IĞILLAMA
IĞILIK
IĞIL
IĞIL
Yavaş akan su.
IĞILAMAK
Yaş kaysı kurumaya yüz tutmak.
IĞILDAMAK
Su yavaş yavaş akmak.
IĞILDANMAK
Küçük bebek konuşur gibi sesler çıkarmak.
IĞILIK
Saman çuvalı.
IĞILLAMA
Bilye ya da mazıyla oynanan bir çeşit çocuk oyunu.
Bu bölümde tanımı içerisinde IĞIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIĞILAMA
Kığılamak işi.
TEDAHÜL
Birbirinin içine girme. Ödemede gecikme. Yığılıp kalma, birikme.
STOK
Yığılım. Yığımlık.
BİRİKMEK
Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.
MÜTERAKİM
Birikmiş, toplanmış, yığılmış.
BAYGIN
Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.
YIĞILIŞMA
Yığılışmak işi, izdiham.
TERAKÜM
Birikme, yığılma.
MİSEL
Koloit iyonlarında molekül yığılmasından oluşan ve yalnız başına koloidin bütün niteliğini taşıdığı kabul edilen bölüm.
KÜMELENME
Kümelenmek işi. Yığılma, biriktirme, toplanma, kümülasyon.
KÜRELENMEK
Kürekle atılmak, kürekle yığılmak.
İZDİHAM
Aşırı kalabalık, yığılma.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
ŞANTİYE
Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı veya işlendiği yer. Gemi tezgâhı. İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri.
YIĞILI
Yığılmış olan.
GUANO
Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde.
YIĞILMA
Yığılmak işi, kalabalıklaşma.
YIĞIN
Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
KURGAN
İlk Çağda mezar üzerine toprak yığılarak yapılmış olan küçük tepe. Tepe biçiminde mezar, höyük.
MİLLENMEK
Akarsuyun getirdiği kumlu, çamurlu toprak, bir yere yığılmak.