IZGA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ızga" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ızga ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ızga ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ızga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

IZGA

Cimri.

IZGARALI

Izgarası olan.

IZGARA

Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.

IZGARLIK

Tembellik.

IZGARASIZ

Izgarası olmayan.

IZGAR

Cimri. Hastalıklı, çok zayıf. Kurnaz. Zayıf, hasta. Cimri, hasis, bahil. Tekirdağ kenti, Malkara ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

IZGARALIK

Izgara yapmaya elverişli (et).

IZGARLAMAK

Bir şeyin üstüne düşmek, çok ilgilenmek.

  -   -   -  

Anlamında IZGA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IZGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GARLIH

Suyu az olan köylerde, karların eriyip su kabına akması için ahır damlarına yapılan ızgara. Karlık.

SÜNGÜLEMEK

Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.

MALTIZ

Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan, içinde ızgarası bulunan, ayaklı ve taşınır ocak. Maltalı.

GÖZGERE

Ocakların ve büyük dolapların iki yanındaki küçük hücrecikler. Kömür sobalarının altındaki ya da lağımların üzerindeki demir ızgara.

BİFTEK

Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.

CIZBIZ

Izgarada pişirilmiş (et).

KORDON

Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.

OCAKBAŞI

Ateş yanan yerin çevresi. Lokantalarda genellikle ızgara olarak pişirilen et yemeklerinin ocağın çevresinde oturulup yendiği bölüm.

GRİL

Izgara.

ÇIRAMOZ

Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.

GİRİFTERİ

Bulgur, soğan ve dövülmüş etle yapılan ızgara köfte. Orak.

UYUKLAMAK

Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

HACIRGET

Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.

PİYAZ

Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.

DAMALITASAR

Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. Eski Mısır ve Mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, Yunan ve Roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. Havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi.

KÜLBASTI

Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.

ATAŞLIK

Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).

KIZAK

Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

IMIZGANMA

Imızganmak işi.