İçinde IZGA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ızga" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ızga bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ızga ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ızga olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

IMIZGANMAK, IZGARLAMAK

9 harfli kelimeler

IMIZGANMA, MIZGANMAK, IMIZGAMAK, IMIZGAMAG, IZGARASIZ, IZGARALIK

8 harfli kelimeler

IMIZGAMA, IZGARALI, IZGARLIK, MIZGAMAK, MIZGANMA

7 harfli kelimeler

CIZGARA

6 harfli kelimeler

CIZGAL, CIZGAN, SIZGAÇ, MIZGAP, IZGARA, KIZGAÇ, LIZGAR

5 harfli kelimeler

VIZGA, MIZGA, IZGAR, CIZGA

4 harfli kelimeler

IZGA

Bazı kelimelerin anlamları

IZGA

Cimri.

IMIZGAMAG

Uyuklamak.

IZGARLIK

Tembellik.

MIZGANMA

Uykuya dalmadan önceki ön uyku durumu. (Mızganma sanrı ya da imgelerden; uykuya dalma ya da uyanma sırasında bilinçte canlanan düş benzeri renkli tablolardan oluşur.).

IZGARALI

Izgarası olan.

IMIZGAMAK

Uyuklamak.

IMIZGANMA

Imızganmak işi.

IZGARALIK

Izgara yapmaya elverişli (et).

IMIZGANMAK

Uyku ile uyanıklık arası bir durumda bulunmak, uyuklamak. Kararıp söner gibi olmak.

CIZGARA

Toplu olarak Türk müziği icra edilirken kullanılan bir yaylı saz türü.

IZGARLAMAK

Bir şeyin üstüne düşmek, çok ilgilenmek.

MIZGANMAK

İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak. Nazlanmak. Uykuya dalmak, uyuklamak. Uyuklamak; kestirmek.

IMIZGAMA

Uyuklamak.

MIZGAMAK

İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak.

IZGARASIZ

Izgarası olmayan.

CIZGAL

Kıvılcım.

  -   -   -  

Anlamında IZGA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IZGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HACIRGET

Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.

HAÇIRDEK

Tandır üzerine tencere koymaya yarayan, çeşitli biçimde olan demir ızgara.

GİRİFTERİ

Bulgur, soğan ve dövülmüş etle yapılan ızgara köfte. Orak.

MALTIZ

Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan, içinde ızgarası bulunan, ayaklı ve taşınır ocak. Maltalı.

KÜLBASTI

Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.

KORDON

Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.

UYUKLAMAK

Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

OCAKBAŞI

Ateş yanan yerin çevresi. Lokantalarda genellikle ızgara olarak pişirilen et yemeklerinin ocağın çevresinde oturulup yendiği bölüm.

ÇIRAMOZ

Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.

ATAŞLIK

Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).

KIZAK

Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.

GRİL

Izgara.

BARBEKÜ

Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.

DAMALITASAR

Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. Eski Mısır ve Mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, Yunan ve Roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. Havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi.

BİFTEK

Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.

CIZBIZ

Izgarada pişirilmiş (et).

GÖZGERE

Ocakların ve büyük dolapların iki yanındaki küçük hücrecikler. Kömür sobalarının altındaki ya da lağımların üzerindeki demir ızgara.

SÜNGÜLEMEK

Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.

PİYAZ

Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.

GARLIH

Suyu az olan köylerde, karların eriyip su kabına akması için ahır damlarına yapılan ızgara. Karlık.