Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ısıl" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ısıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ısıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ısıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ISIL
Isı ile, sıcaklıkla ilgili, termik.
YERISIL
Yerin iç asısına değgin.
EŞISIL
Değişmez bir sıcaklığa bağlı olan.
MISMISIL
Büsbütün, tümüyle.
Bu bölümde tanımı içerisinde ISIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FISILDANMAK
Fısıltı hâlinde söylenmek.
BEYNİT
Burun noktası ile MB sıcaklığı arasındaki eşısıl dönüşümlerde, çeliğin yapısında oluşan ve çeşitli karbürleri içine alan ferrit içdüzeyli bir faz.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
FISIRTI
Fısıltı.
BOĞUK
Kısılmış (ses).
KAYNAK
Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.
FISILDAŞMAK
Birbirine fısıldamak.
KISIK
Kısılmış olan. Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı). Kanyon. Boğuk, güçlükle çıkan (ses).
KISILIŞ
Kısılma işi.
FISILDAMA
Fısıldamak işi.
SIKIŞTIRMAK
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.
BIDILAMAH
Kendi kendine konuşmak, mırıldanmak, homurdanmak, söylenmek fısıldamak.
TERMİK
Isıl. Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı.
YUMULMAK
Kapanmak, örtülmek. İki büklüm olmak. Kısılmak, örtülür gibi olmak. Kendini bir işe istekle vermek, girişmek, saldırmak, atılmak.
TUTUK
Akıcı, rahat konuşamayan. Durgun, çekingen, sıkılgan. Kapalı, tıkalı. Kısılmış, kesik. Tutuklu. Sıkıntılı. Bir organ hareket edemez olmuş. Olması gereken gibi olmayan. Eski işlevini göremez duruma gelmiş.
FISLAMAK
Fısıldamak. Gizlice haber vermek.
KISILMA
Kısılmak işi.
BADIRDAŞMAK
Söylediği anlaşılmamak, homurdanmak, çok ve lüzumsuz söylenme. Bir kaç kişi hafif sesle konuşmak, fısıldaşmak.
FISILTI
Fısıldarken çıkan, güçlükle duyulan sesin adı.
KISIKÇA
Biraz kısılmış.