İçinde ISIN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ısın" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ısın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ısın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ısın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ISINDIRABİLMEK

13 harfli kelimeler

ISINDIRABİLME

11 harfli kelimeler

ISINIVERMEK, ISINABİLMEK, HAYTISINMAK

10 harfli kelimeler

PUTISINMAK, PITISINMAK, PAYISINMAK, KISINTISIZ, KISINTILIK, KANCARISIN, ISINIVERME, ISINABİLME, FISINLAMAK, AHIRISINDA, ISINDIRMAK

9 harfli kelimeler

KISINTILI, ISINÖLÇÜM, ISINDIRMA

8 harfli kelimeler

AYNISINI, KISINMAK

7 harfli kelimeler

KISINTI, KISINMA, ISINMAK, KIYISIN

6 harfli kelimeler

ALISIN, ISINMA, ISINIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ISIN

Kalori.

KANCARISIN

Nerede olduğunu, bulunduğu yeri.

ISINABİLME

Isınabilmek işi.

ISINDIRABİLMEK

Isındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ISINABİLMEK

Isınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAYTISINMAK

Ümidi kesilmek: Senden haytımsındı bu işi bana yapmazsın.

ISINIVERME

Isınıvermek işi.

PUTISINMAK

Onuru kırılıp üzülmek.

AHIRISINDA

Sonunda.

PAYISINMAK

Kavga etmek.

PITISINMAK

Birdenbire ve nedeni olmadan darılmak.

ISINIVERMEK

Çabucak ısınmak.

ISINDIRABİLME

Isındırabilmek işi.

FISINLAMAK

Uyuklamak. Fısıldamak, sessiz konuşmak.

KISINTILIK

İki ev ya da duvar arasında yağmur sularının akması için açılan dar yol : Gece karanlıkta kısıntılıktan zor geçtim, adeta boğulacaktım.

KISINTISIZ

Kısıntıya dayanmayan, kısıntısı olmayan.

  -   -   -  

Anlamında ISIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ISIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ALTINCI

Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

ALEYH

Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

ALIKLAŞMAK

Alık duruma gelmek, bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak, şaşkınlaşmak, aptallaşmak.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

AHLAKLILIK

Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AKLAMAK

Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ALTIKARDEŞ

Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.

ANATOMİ

İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

ALTIŞAR

Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.