ISI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ısı" olan, toplam 109 adet kelime bulunmaktadır. ısı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ısı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ısı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ISILAĞIRLIKÖLÇÜM

15 harfli kelimeler

ISILDÜZENLEYİCİ, ISILELEKTRİKLİK

14 harfli kelimeler

ISILDEVİMBİLİM, ISILİLETKENLİK, ISILPLASTİKLER, ISINDIRABİLMEK

13 harfli kelimeler

ISILFOSFONŞIL, ISILSERTLEŞİM, ISILÜŞERLEŞİM, ISINDIRABİLME, ISIRGANGİLLER

12 harfli kelimeler

ISIDÜZENLEME, ISILIŞILDAMA

11 harfli kelimeler

ISIDÜZENLER, ISILAYRIŞIM, ISILBOZUNMA, ISILÇÖZÜŞÜM, ISILDENETİR, ISILEKSİCİK, ISINABİLMEK, ISINIVERMEK, ISIRABİLMEK, ISIRIVERMEK, ISITABİLMEK

10 harfli kelimeler

ISIDENETİR, ISILDİRENÇ, ISILYOĞRUK, ISINABİLME, ISINDIRMAK, ISINIVERME, ISIRABİLME, ISIRGANLIK, ISIRIVERME, ISITABİLME

9 harfli kelimeler

ISILÇİZER, ISILDEĞER, ISILKESİM, ISILKİMYA, ISILLANIM, ISILÖLÇER, ISILÖLÇÜM, ISILVERİM, ISINDIRMA, ISINÖLÇÜM, ISIRGANLI, ISIRILMAK, ISIRIMLIK, ISITILMAK, ISIYUVARI

8 harfli kelimeler

ISICACIK, ISICAKLA, ISIKERTE, ISILÇİFT, ISILERKE, ISILIKLU, ISILULAÇ, ISIÖLÇER, ISIÖLÇÜM, ISIRILMA, ISIRTMAK, ISISALAN, ISITILMA, ISIVEREN, ISIYAYAR

7 harfli kelimeler

ISIALAN, ISILMAK, ISILÖĞE, ISILPİI, ISILPİL, ISINMAK, ISIRANI, ISIRGAN, ISIRGIN, ISIRICI, ISIRMAK, ISIRMUK, ISIRTMA, ISITICI, ISITMAK

6 harfli kelimeler

ISICAH, ISICAK, ISICAM, ISIDAM, ISILAK, ISILIK, ISILIŞ, ISIMAK, ISINIŞ, ISINMA, ISIRAN, ISIRGA, ISIRGI, ISIRGU, ISIRIK, ISIRIN, ISIRMA, ISISIZ, ISITAN, ISITIŞ, ISITMA

5 harfli kelimeler

ISISU

4 harfli kelimeler

ISIK, ISIL, ISIM, ISIN, ISIR, ISIZ

3 harfli kelimeler

ISI

Bazı kelimelerin anlamları

ISI

Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.

ISILAĞIRLIKÖLÇÜM

Isıtılan özdeklerin ağırlık değişimlerini saptayarak evre geçişlerini, bileşik oluşum ya da bozunumlarını belirleme yöntemi.

ISINDIRABİLME

Isındırabilmek işi.

ISILPLASTİKLER

Isıtılınca yumuşayıp eriyen ve kalıplanabilen, soğutulunca katılaşan plastikler.

ISILSERTLEŞİM

Epoksi reçineleri gibi , kimi özdeklerin ısı etkisiyle sertleşmesi.

ISIDÜZENLER

Binitlerde sıcaklık ve nem oranını düzenleyen, temiz hava sağlayan aygıt.

ISILIŞILDAMA

Kimi özdiklerin akkor sıcaklığının altında ısıtıldıklarında gösterdikleri ışıldama.

ISIRGANGİLLER

İki çeneklilerden, örneği ısırgan otu olan, yapışkan otu, rami ve benzerleri birtakım türleri içine alan bitki familyası.

ISINDIRABİLMEK

Isındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ISILDEVİMBİLİM

Özdeğin kimyasal ve fiziksel dönüşümlerinde erke, iş ve ısı arasındaki bağıntıları veren bilgi dalı.

ISILELEKTRİKLİK

Isı etkisiyle elektrik oluşması.

ISILÜŞERLEŞİM

Bir özdeğin ısı etkisiyle üşerleşimi.

ISILFOSFONŞIL

Bir özdeğin ısı ile uyarımından bir süre sonra da etkinliğini sürdüren fosforışıl.

ISILİLETKENLİK

Bir özdeğin birim kesitinden, birim zamanda ne ölçüde ısı geçirebildiğini gösteren nicelik.

ISILDÜZENLEYİCİ

Bir yerin sıcaklığını, ısı kaynağını düzenleyerek denetleyen aygıt.

ISIDÜZENLEME

Bir yapının, konutun belli bir bölümünün, gereğinden çok soğuk ya da sıcak olması durumunda, ısının, özel gereçlerle, doğal ölçülere indirilmesi ya da çıkarılması. Binitlerde sıcaklık, nem ve temiz hava sağlamaya yarayan aygıtsal işlem.

  -   -   -  

Anlamında ISI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ISI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACE

servis sayısı.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ABARTISIZLIK

Abartısız olma durumu.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ACISIZLIK

Acısız olma durumu.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

ABARTMASIZ

Abartısız.

ADENİT

Ak kan bezi yangısı.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ADEMELMASI

Gırtlak çıkıntısı.