Kelimeler arşivi içinde; başında "ışk" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. ışk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ışk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ışk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
IŞKINLAINAK, IŞKINNANMAK
IŞKALAMAK, IŞKIRTMAK
IŞKIRLAK
IŞKINLI, IŞKIRIK
IŞKIN, IŞKIT
IŞKI
IŞK
IŞK
XVI. yüzyıldan önce âşık ve başıboş derviş yerine kullanılan bir terim.
IŞKIRTMAK
Birine bir konuyu çıtlatmak: Bana daha evvel ışkırtsaydın fenalıkların önüne geçerdim.
IŞKINNANMAK
Filizlenmek, sürgün vermek.
IŞKI
Deri, tahta kazımakta kullanılan, iki ucu saplı eğri bıçak.
IŞKIRLAK
Karagöz'ün başlığı.
IŞKIT
Çirkin, sevimsiz, gösterişsiz kişi.
IŞKALAMAK
Meyve ağacını sallamak, silkelemek: Elmayı ıskaladım.
IŞKINLI
Erzurum şehrinde, Çat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
IŞKINLAINAK
Filizlenmek, sürgün vermek.
IŞKIN
Kayalık yerlerde ve dağlarda yetişen, yenilebilir bir tür ot. Filiz (I).
IŞKIRIK
Bir çeşit öksürük. Topraktan yapılmış düdüklü testi.
Bu bölümde tanımı içerisinde IŞK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
ALIŞKIN
Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan, alışkan, alışmış.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
ALIŞKINLIK
Alışkanlık.
ALIŞKI
Alışkanlık.
AKIŞKANLAŞMA
Akışkanlaşmak durumu.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ARTEZYEN
Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
AKIŞKANLAŞMAK
Akışkan duruma gelmek.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ANTİNOMİ
Çatışkı.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AKIŞKANLAŞTIRMAK
Akışkan duruma getirmek.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ALIŞKAN
Alışkın.
AKŞAMCI
Akşamları içki içme alışkanlığında olan kimse. Çalışmalarını daha yoğun olarak akşam saatlerinde yapan kimse.