Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıkız" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıkız ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ıkız olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıkız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BALDIRIKIZ
KARATIKIZ
TIMTIKIZ, DARDIKIZ, SIYLIKIZ
SARIKIZ
TIKIZ, DIKIZ, SIKIZ, ŞIKIZ
IKIZ
IKIZ
Eksik.
DIKIZ
Çok sıkıştırılmış, bastırılmış, dolu, sıkı. Sıkışık, dar. Havasız basık yer. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek. Çok nemli toprak, sulu olmayan çamur, çamurlu tarla. Gelişigüzel, rasgele yapılmış iş: Ne kadar dıkız bir iş. Çelik çomak oyununda dokuzdan sonra söylenen ve on rakamının yerini tutan sözcük. Atın koşarken tıkanıp kalması. Kuru, boğazda kalan yiyecek. Tıknaz, yoğun.
DARDIKIZ
Darı darına, kıtı kıtına: Kumaş dardıkız yetişti.
KARATIKIZ
Az tatlı, ekşimsi bir çeşit armut.
SIKIZ
Biraz yanmış, kızarmış.
SIYLIKIZ
Sevimli, hoş kız.
BALDIRIKIZ
Semizotu.
TIKIZ
Tıknaz. Yoğunluğu çok, katı. Çok sıkıştırılmaktan veya çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış, sıkı.
ŞIKIZ
Mimikle aşağılama.
TIMTIKIZ
Çok tıkız.
SARIKIZ
İnek. Esrar.
Bu bölümde tanımı içerisinde IKIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIKIZLIK
Tıkız olma durumu.
KIDA
İpekten para kesesi ve bel kemeri dokumaya yarayan küçük el gergefi. Kısa boylu, tıkız kişi.
TIKIZLAŞMA
Tıkızlaşmak işi.
BINGIL
Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.
SIKI
Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.
KODALAK
Kaba, görgüsüz, beğenilmeyen kişi. Elle itilerek ya da çekilerek kullanılan ve ev gereçlerini taşımaya yarayan araba. İki yumruk büyüklüğünde somun. Kısa boylu, tıkız kişi. Kısa boylu, sarışın kişi. Erkek hindi. Boğazda olan şişkinlik, ur. Karpuz, nar gibi yuvarlak meyvaların büyümeyeni, ufak kalanı. Çam kozalağı.
DIKIS
Çok sıkıştırılmış, bastırılmış, dolu, sıkı: Bu çuvalı ne kadar dıkıs basmışlar. Sıkışık, dar: Yerimiz çok dıkıs. Havasız basık yer. İyi pişmemiş, kabarmamış ekmek. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek: Pilav aşı ne kadar dıkız olmuş. Sarı, yapışkan bir toprak. Çok nemli toprak, sulu olmayan çamur, çamurlu tarla.
TIKNAZ
Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız.
BIĞIŞ
Cılız, verimsiz bağ. Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.
HAŞUL
Tıkız (suyu az gelmiş yemekler için kullanılır). Suyu alınmış meyve posası. Ürünü alındıktan sonra, hayvanlara yedirilen sebze tevekleri.
KODOŞ
Kaba, görgüsüz, beğenilmeyen kişi. Kısa boylu, tıkız kişi. Sözünde durmayan kimse. Mısır koçanı. Düzeltilmiş öküz ve inek boynuzu. Dedikoducu.
KODİK
Eşek yavrusu, sıpa. Kısa boylu, tıkız kişi. Kedi, köpek gibi hayvanların yavrusu. Sarımsak döveci, tahta havan. Ağaçtan oyma küçük kap. Bir kişinin taşıyabileceği büyüklükte yontulmuş tomruk. Beş, altı okkalık, tahtadan yapılmış tahıl ölçeği. Suyun damlaya damlaya açtığı çukur.
KIDALAK
Küçük adım. Kısa boylu, tıkız kişi.
YUVALAMA
Yuvalamak işi. İnce bulgur, soğan ve yağsız kıymanın yoğrulup küçük köfteler durumuna getirildikten sonra et suyu ve nohut ile pişirilmesiyle hazırlanan bir yemek türü, analıkızlı, yuvarlama.
DIHIZ
Üstüne basılmış sert toprak. Dar, sıkı, tıkız. Toplu, orta boylu, sağlam yapılı, ağır kimse, tıknaz. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek.
KODO
Kısa boylu, tıkız kişi.
KIDIR
Zayıf, iyi gelişmemiş. Kısa boylu, tıkız kişi.
TIKIZLAŞMAK
Tıkız duruma gelmek.
AVGUN
Üstü açık sarnıç. Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği. Lâğım. Kanalla gelen suyun çeşmelere ayrılacağı yerde biriktiği küçük taş havuz. Sulak, bol sulu yer. Esas arktan ayrılan su yolunda açılıp, kapatılan yer, kapak. Birkaç kere sürülüp kabartılmamış tıkız tarla Avgun olan yerde ekin olmaz. Boğasak, boğa istiyen inek: Bizim inek avgun olmuş. Ayçiçeği. Avcılıkta kuşlara kurulan tuzak. Su kanalı (Çayağzı). Yer altındaki su yolu.
KODALA
Kısa boylu, tıkız kişi.