IKIZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ıkız" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ıkız ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ıkız ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ıkız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

IKIZ

Eksik.

  -   -   -  

Anlamında IKIZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IKIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVGUN

Üstü açık sarnıç. Üstü kapalı veya açık su yolu, ark, bahçe duvarlarında açılan su deliği. Lâğım. Kanalla gelen suyun çeşmelere ayrılacağı yerde biriktiği küçük taş havuz. Sulak, bol sulu yer. Esas arktan ayrılan su yolunda açılıp, kapatılan yer, kapak. Birkaç kere sürülüp kabartılmamış tıkız tarla Avgun olan yerde ekin olmaz. Boğasak, boğa istiyen inek: Bizim inek avgun olmuş. Ayçiçeği. Avcılıkta kuşlara kurulan tuzak. Su kanalı (Çayağzı). Yer altındaki su yolu.

BINGIL

Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.

DIKIZ

Çok sıkıştırılmış, bastırılmış, dolu, sıkı. Sıkışık, dar. Havasız basık yer. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek. Çok nemli toprak, sulu olmayan çamur, çamurlu tarla. Gelişigüzel, rasgele yapılmış iş: Ne kadar dıkız bir iş. Çelik çomak oyununda dokuzdan sonra söylenen ve on rakamının yerini tutan sözcük. Atın koşarken tıkanıp kalması. Kuru, boğazda kalan yiyecek. Tıknaz, yoğun.

DIHIZ

Üstüne basılmış sert toprak. Dar, sıkı, tıkız. Toplu, orta boylu, sağlam yapılı, ağır kimse, tıknaz. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek.

TIMTIKIZ

Çok tıkız.

KIDALAK

Küçük adım. Kısa boylu, tıkız kişi.

KIDA

İpekten para kesesi ve bel kemeri dokumaya yarayan küçük el gergefi. Kısa boylu, tıkız kişi.

YUVALAMA

Yuvalamak işi. İnce bulgur, soğan ve yağsız kıymanın yoğrulup küçük köfteler durumuna getirildikten sonra et suyu ve nohut ile pişirilmesiyle hazırlanan bir yemek türü, analıkızlı, yuvarlama.

DIKIS

Çok sıkıştırılmış, bastırılmış, dolu, sıkı: Bu çuvalı ne kadar dıkıs basmışlar. Sıkışık, dar: Yerimiz çok dıkıs. Havasız basık yer. İyi pişmemiş, kabarmamış ekmek. Suyu az gelerek iyi pişmemiş yemek, susuz ve katı olduğundan boğazda kalan yiyecek: Pilav aşı ne kadar dıkız olmuş. Sarı, yapışkan bir toprak. Çok nemli toprak, sulu olmayan çamur, çamurlu tarla.

TIKIZLAŞMA

Tıkızlaşmak işi.

DARDIKIZ

Darı darına, kıtı kıtına: Kumaş dardıkız yetişti.

KIDIR

Zayıf, iyi gelişmemiş. Kısa boylu, tıkız kişi.

TIKNAZ

Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız.

TIKIZLAŞMAK

Tıkız duruma gelmek.

BIĞIŞ

Cılız, verimsiz bağ. Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.

HAŞUL

Tıkız (suyu az gelmiş yemekler için kullanılır). Suyu alınmış meyve posası. Ürünü alındıktan sonra, hayvanlara yedirilen sebze tevekleri.

SIKI

Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

TIKIZLIK

Tıkız olma durumu.

KODALAK

Kaba, görgüsüz, beğenilmeyen kişi. Elle itilerek ya da çekilerek kullanılan ve ev gereçlerini taşımaya yarayan araba. İki yumruk büyüklüğünde somun. Kısa boylu, tıkız kişi. Kısa boylu, sarışın kişi. Erkek hindi. Boğazda olan şişkinlik, ur. Karpuz, nar gibi yuvarlak meyvaların büyümeyeni, ufak kalanı. Çam kozalağı.

KODALA

Kısa boylu, tıkız kişi.