IK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ık" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. ık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

IKIRCIKLANMAK

12 harfli kelimeler

IKIRCIKLAMAK

11 harfli kelimeler

IKINABİLMEK

10 harfli kelimeler

IKINDIRMAK, IKINABİLME

9 harfli kelimeler

IKIRCIKLI, IKIRANMAK, IKIRCAKLI, IKIRCIKIR, IKINDIRMA, IKIŞLAMAK, IKILDAMAK, IKŞALAMAK

8 harfli kelimeler

IKILAMAK, IKDIRMAK, IKARTMAK, IKİLEMEK

7 harfli kelimeler

IKLAMAK, IKIŞMAK, IKLIKÇI, IKIRCIK, IKIRCAK, IKINMAK, IKILMAK, IKDIYAR, IKARMAK

6 harfli kelimeler

IKINTI, IKINMA, IKINIH, IKILDU, IKICIK, IKLAMA

5 harfli kelimeler

IKMAN, IKMAK, IKLİM, IKLIK

4 harfli kelimeler

IKTI, IKKA, IKIZ, IKIT, IKIŞ, IKIM, IKAN

2 harfli kelimeler

IK

Bazı kelimelerin anlamları

IK

Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer. Havasız, karanlık ve tekin olmayan (yer).

IKINABİLME

Ikınabilmek işi.

IKINDIRMAK

Ikınmasına yol açmak.

IKIRCAKLI

Şüpheli, açık olmayan, kararsız, karışık.

IKIRCIKIR

Sözünde durmayan, dönek kişi.

IKIRCIKLANMAK

Bir iş için kesin karar veremeyip sallantıda bırakmak.

IKILDAMAK

Ağlar gibi ses çıkarmak.

IKILAMAK

Yorgunluktan, hastalıktan ya da sıkıntıdan sık sık nefes almak, inlemek. Söz vermek: Geçen günkü işe Ahmet ıkıladı. Sözü ağzında gevelemek. Canı çekmek, imrenmek.

IKINDIRMA

Ikındırmak işi.

IKIRCIKLI

Şüpheli, açık olmayan, kararsız, karışık.

IKDIRMAK

Deveyi çöktürmek.

IKIRCIKLAMAK

Şüpheli, belirsiz söz söylemek.

IKIŞLAMAK

Yük altında sık sık solumak. Çabalamak, zorlanmak.

IKIRANMAK

Hasta çocuk uyurken ses çıkarmak.

IKINABİLMEK

Ikınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

IKŞALAMAK

Ağacı sallamak.

  -   -   -  

Anlamında IK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ABARTMACILIK

Abartıcılık.

ACIKILMA

Acıkılmak işi.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

ABLATİF

Çıkma durumu.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABUS

Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ABARTICILIK

Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.

ACAYİPLİK

Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.

ACABA

Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ABADİ

Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.