IH ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ıh" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. ıh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ıh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ıh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

IHTİYOBODİYAZ, IHLAMURGİLLER

12 harfli kelimeler

IHTİYOTERAPİ

10 harfli kelimeler

IHTIRILMAK

9 harfli kelimeler

IHTIRILMA, IHLAMURLU

8 harfli kelimeler

IHDIRMAK, IHTIRMAK, IHILAMAK, IHRILMAK, IHLATMAK, IHARTMAK, IHIRTMAK

7 harfli kelimeler

IHTIYAR, IHTIRMA, IHLAMUR, IHLAMAK, IHDIYAR, IHIRCIK, IHARMAK, IHINMAK, IHINMAH, IHCIRIK, IHIRMAK

6 harfli kelimeler

IHICIK, IHKMAK, IHLAMA, IHLARA, IHINAK

5 harfli kelimeler

IHLIĞ, IHSAN, IHRIZ, IHRAM, IHNAZ, IHMAK, IHLIZ, IHLIM, IHKIN

4 harfli kelimeler

IHHI, IHMA, IHAR, IHTI, IHIN, IHKA

3 harfli kelimeler

IHI

2 harfli kelimeler

IH

Bazı kelimelerin anlamları

IH

Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses.

IHILAMAK

Zorlanmak, nefes nefese kalmak.

IHTIRMAK

Deve çöktürüp oturtmak.

IHLAMURLU

Rize şehri, Fındıklı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

IHARTMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak. Boğazlamak, öldürmek.

IHTIYAR

İhtiyar.

IHLATMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak.

IHTIRMA

Ihtırmak işi.

IHDIRMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak.

IHIRTMAK

Deveyi çöktürmek, oturtmak.

IHTİYOTERAPİ

Bazı hastalıkların tedavisinde balıkların kullanılması.

IHLAMURGİLLER

İki çeneklilerden, örneği ıhlamur ağacı olan bir bitki familyası.

IHTIRILMA

Ihtırılmak işi.

IHTIRILMAK

Deve çöktürülerek oturtulmak.

IHRILMAK

Deve çökmek, oturmak.

IHTİYOBODİYAZ

Ichthyobodo necatrix protozoonunun neden olduğu, balıkların derisinde hasara yol açan bir hastalık, Ihtiyobodo hastalığı, Kostiyaz.

  -   -   -  

Anlamında IH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

FİBRİN

Kanda pıhtılaşma sonucu oluşan bir protein.

ÇİVİLENMEK

Çivi ile tutturulmak, mıhlanmak. Bir yerde hareketsiz kalmak.

ÇİVİ

İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

ÇAPAK

Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

ESENLİK

Esen olma durumu, sağlık, afiyet, sıhhat, selamet, hastalık karşıtı.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

CİMRİ

Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.

ÇİVİLEMEK

Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak. Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek. Vurmak, öldürmek. Aynı noktaya sürekli olarak bakmak. Olduğu yerde hareketsiz bırakmak.

FAKİH

Fıkıh bilgini.

AGLÜTİNİN

Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.

BAL

Bal arılarının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde. Ağaçların kabuğundan sızarak pıhtılaşan besi suyu. Olgunlaşmış incirin, dışına sızan tatlısı.

BÜRO

Çalışma odası, yazıhane. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri. Bölüm, şube. Yazı masası.

ESMAYIŞERİFE

Esmayıhüsna.

ESEN

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

CİMRİLİK

Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

DÜNÜRLÜK

Dünür olma durumu. Evlenme sonucu oluşan yakınlık, hısımlık, sıhriyet.